Kürt sorununun ve anayasa taslağının Amerikan Büyükelçisi Wilson’un himayesinde tartışılması, birçoğumuzu yalnız kızdırmadı.
Nâzım’ın “Vatan Haini” şiiri internette çılgın gibi dolaşıyor.
Bu durum yaşanan utancın insanlarımızın fena halde canını acıttığını kanıtlıyor.
Şiirin ilk bölümü şöyle:
“Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.”
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson’un
66 santimetre karede gülüyor ağzı kulaklarında Amerikan amirali
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
“Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz dedi Hikmet
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.”
Şair ikinci bölümde kötü örnekleri sıraladıktan sonra “Bunlar vatanseverse ben vatan hainiyim” diyor.
Bu şiirin altına imza atanlar Vilyamson’dan Wilson’a ne değiştiğini soruyor ve onun önünde el pençe divan anayasa ve Kürt politikası tekmili veren siyasetçileri ve destekçilerini uyandırmaya uğraşıyor.
Biz bu bölgede bağımsız bir Kürt devleti kurulması planlarının, ayrıca Atatürk’ün kurduğu laik ve demokratik cumhuriyeti ılımlı İslâm cumhuriyetine dönüştürme dalaverelerinin mağduru bir ülke, bu komplolarla harcanmak istenen bir millet değil miyiz?
Atatürk’ün emanetine hıyanet demek olan bu Amerikan malı çifte fesadın bizi önce kıyamete, sonra da kokuşmuş bir karanlığa mahkûm edeceğini görmekten bizi ne alıkoyuyor?
Gözümüzle beraber vicdanlarımızı da mı kaybettik?
Amerikan elçisinden anayasa için icazet isteyen vatanseverler, Nâzım Hikmet gibi vatan hainlerine kurban olsun!
Fark!
Terörün mazereti olamaz. Terör terördür ve bunu yapan alçaktır!
Ama hayat şunu öğretiyor ki alçaklar bile farklılaşabiliyor.
İspatını Kolombiyalı terörist FARC örgütünün “La Negra” kod adlı kadın militanı verdi. Hikâye film gibi...
Örgüt altı ay önce Brian adında bir çocuğu fidye için kaçırdı. Beş yaşındaki çocuk terör kampında bu kadın militanın sorumluluğuna verildi. Sonra La Negra ile Brian arasında duygusal bir bağ oluştu.
Kadın o ortamda çocuğun hasta olacağından endişelenmeye başlayınca bir geceyarısı Brian’ı alarak kamptan kaçtı. Ve karşılaştıkları ilk askeri birliğe teslim oldu.
Askerler La Negra ile Brian’ın ayrılırlarken çok ağladıklarını söylediler gazetecilere.
Şimdi bu kadın terörist ise Güneydoğu’da bebek öldürenlere terörist dememek, başka bir sıfat bulmak lâzım. Bitmedi...
Bebek öldüren alçaklara terörist bile diyemeyen siyasetçilerimiz var.
Onlara da bir ad bulmak lâzım!

