Cumhurbaşkanlarına süresi dolunca nedense "eski" demiyoruz, onlara numara veriyoruz.
Cuma gecesi Kanal D'de Demirel'i izlerken kendi kendime düşündüm:
"Dokuzuncu Cumhurbaşkanımızın gönlünden bir numara daha almak geçiyor olabilir mi acaba?"
Yaşı 81.. Bir buçuk yıl sonraki Cumhurbaşkanı bu meclisten çıkacağına göre şansı yok. Ama siyasetçi kimliği ile yeni bir başlangıç?
Onda aktif siyasete yeniden dönmenin yoklamalarını yapan ve halkta bu fikri uyandırmaya çalışan bir hava sezinledim geçen gece.
Kimse "Bu yaştan sonra olmaz" demesin. Üçüncü Cumhurbaşkanı Celâl Bayar 100 yaşına kadar meydan meydan siyaset yaptı.
Bayar gibi, Demirel gibi adamları yaşlılık durdurmaz. Yeter ki sebepleri, davaları ve inatları olsun.
Ailesine yapıldığını düşündüğü haksızlıklar bile Demirel'i aktif siyasete dönmek için içerden dışardan zorluyor olabilir.
Davetiye etkisi
O gece Demirel'in karşısında, atv'nin "Siyaset Meydanı"ndaki Başbakan Erdoğan vardı.
Demirel'in katıldığı program daha sonra yayına girdiği halde Başbakanın katıldığı programdan daha fazla izleyici topladı.
Kaderini elinde tutan bir iktidar sahibinin söyleyecekleri halk için, dünde kalmış bir devlet adamının diyeceklerinden her zaman daha fazla merak uyandırır.
Ama Demirel farkı bu kuralı bozmuştur. Renkli ve bilge bir kişiliğin cazibesi, muhalefet boşluğu çeken yığınların özlemi ile birleşince dengeler değişmiştir. Durum Demirel'in gönlünde bir çağrı hissi uyandırmış olabilir.
Demirel bu davete icabet eder mi, ederse ne yapar?
Bizce böyle bir ihtimali ciddiye almanın şartlan henüz oluşmamıştır. Yani buna kafa yormak, Demirel'in deyimi ile "abesle iştigal" olur. "Çünkü doğmamış çocuğa don biçmek doğru değildir!" Neyse...
"Baba" dediysek
Demirel genelde iyi bir siyasetçi olamadı ama Çankaya'da iyi bir Cumhurbaşkanı ve örnek bir devlet adamı oldu.
Dönerse nereden başlar; devlet adamlığını bıraktığı yerden mi yoksa siyasetçiliği bıraktığı yerden mi?
"İmam hatip okulları sizin döneminizde açıldı. İmam olamayacak kızlar neden bu okullarda okutuluyor?" sorusuna verdiği cevap kötü bir işarettir:
"Babasının cenazesinde bir Fatiha okuyamayacak insanlar vardı. Normal liselerde yeterli din dersleri verilmiyordu. İmam hatipler bu yüzden açıldı. Dinini bilen doktor, mühendis, avukat yetişmesi kötü mü?"
Buyrun bakalım.. Bilgili, nüktedan, derya gibi birikimli adam siyaset yapınca imam doktoru, imam mühendisi, imam avukatı savunuyor, Tayyip Erdoğan'ı ve onun Milli Eğitim Bakanı'm bile solluyor.
28 Şubat'ı yöneten, irticai saldırıyı göğüslerken üniversiteye girişleri güvenliğe kavuşturan kişilik, Tayyip Erdoğan ile Hüseyin Çelik'in bile seslendirmeye çekindiği tezleri savunmayı, devrim yasalarına ters düşmek pahasına göze alabilen bir değişime uğruyor.
Allah Demirel'e uzun ömür versin. Onu dinlemek, öğrenmek, eğlenmek evet.
Ama hükümet ettiği bir iönemde tekrar yaşamak? Hayır!
Var mısınız?
Cumhurbaşkanlarına süresi dolunca nedense "eski" demiyoruz, onlara numara veriyoruz...
Haberin Devamı

