Van alarmı

Tren kazalarının yarattığı tepkiler ve şaşkınlık, Van'daki rezaletin üstünü örttü.

Haberin Devamı

Tren kazalarının yarattığı tepkiler ve şaşkınlık, Van'daki rezaletin üstünü örttü.

Oysa Van'da eski milletvekili Mustafa Bayram'ın, uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan oğlunu silâhlı adamları ile polis merkezini basarak kaçırması;

Baskında elebaşı durumundaki Mustafa Bayram'a bir bakanın telefonda "geçmiş olsun" demesi;

Yine eski bir milletvekili olan Mikail İlçin'in Mustafa Bayram'a koruma sağlamak amacıyla aşiretler adına devlete meydan okuması...

Bunlar, demokratik hukuk devletinin hali ve istikbali açısından elim ve vahim bir tehlikenin varlığını ilân ediyordu.

Yazık ki CHP muhalefetinin çabaları, devlet otoritesini tesis için kararlı adımlar atma mecburiyeti yükleyecek baskının iktidar üstünde oluşmasına yetmemiştir.

Kendi kanunları..
Deniz Baykal haklı, orada polisin şahsında devlet yumruk yemiştir. İktidarın yapacağı ilk şey, kusurları olsun olmasın valiyi ve emniyet müdürünü derhal değiştirmek olmalıydı.

Hükümet bunu yapmayarak devletin güçsüzlüğünü, daha fazlasını yapamayacağını kabullenmiştir. Buna hakları yok..

Şükür ki yargı var. Hamit Bayram ve iki oğlu hakkında 36'şar yıl hapis istemiyle dava açılmıştır.

Savcılık iddianamesi, iktidarların oy deposu olarak gördüğü aşiretlerin reislerine tanıdığı ayrıcalıkların sonuçlarını yansıtıyor.

İddianamede belirtildiğine göre baskın sırasında Mustafa Bayram polislere "Burada bizim kanunlarımız geçer. Adamlarımızı almaya geldik" demiş..

Olaydan sonra Mustafa Bayram'ın bir polis müdürüne söyledikleri de iddianamede yer alıyor:

"Benim oğlum 30 kilo uyuşturucu işi yapmaz. Biz yaparsak bir ton yaparız!"

"Zalim Mustafa"
Geçmiş iktidarlar döneminde Güneydoğu'daki aşiret reisleri devlet tarafından Ankara'ya çağnldı, derebeylikleri meşrulaştırıldı. Sözde amaç, bölücülüğe karşı savaşı kolaylaştırmaktı.

"Aşiret düzenini meşrulaştırmak, oradaki insanların vatandaşlık haklarını yok edip onları derebeyine kul yapmaktır. Asıl bu haksızlık o insanları dağa çıkarabilir.." Bu hiç düşünülmedi.

İddianamede Hamit Bayram'ın kaçırıldıktan sonra bir arkadaşına olayı şöyle anlattığı aktarılıyor: "Baktım, zalim Mustafa geldi. İçlerine girdik, 20 tane polisi yere serdik, perişan ettik.."

Zalim şöhreti, Mustafa Bayram'ın, aşiretinde otoriteyi nasıl sağladığına da cevaptır!

Bölücülükle mücadele politikalarının toptan değişmesi zamanının geldiğini anlatan belirleyici bir olayla karşı karşıyayız.

Yürürlükteki politikalar tehlikeyi önlüyor mu, yoksa tehlikeyi sürekli olarak üretip büyütüyor mu; düşünmek, tartışmak lazım..

DİĞER YENİ YAZILAR