Vah Adalet hanım...

Haberin Devamı

Adaleti bir elinde terazi, öbüründe kitap tutan gözleri bağlı güzel bir kadın simgeler.

Bizde epey bir zamandır eksik olmayan “Yetişin, imdaaat” çığlık ve çağrıları genellikle erkek sesi ile geliyor ama bakmayın; tehlikede olan o güzel kadındır. Daha doğrusu simgelediği adalet...

12 Eylül’de kurtarıcı bir irade sandıklarda parlarsa ne âlâ. Ama olmazsa o sesi belki bir daha hiç duymayacağız.
Adaletsizliği, üstelik onun eksikliğinden şikâyet edilemeyen bir ortamda yaşayacağız.

Adalet, hükümetten ve meclisten bağımsız bir güç olarak tanınmıyorsa o rejimlerin asla demokrasi olmadığını, olamayacağını hiç unutmayalım.

Biz daha bile fenasını yaşıyoruz. Meselâ Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanvekili Kadir Özbek geçenlerde ümitsizce yardım çağırıyordu:

“Yargı milletin yargısıdır. Bizi ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Halkı aldatmaya çalışıyorlar!”
Üniversiteler “halledildiği için” hukuk fakülteleri tecavüzü seslerini çıkarmadan izliyor. Baroların da artık takati kalmadı.

Yargıdan imdat sesleri

Önceki gün HSYK üyelerinden Ali Suat Ertosun gaflete düşenleri silkeleyerek uyandırmak istedi.
Basın toplantısında “Adalet gerçekten zor durumda. Bu kadar saldırılan bir yargı nerede var?” diye sorduktan sonra ibretli bir tespitte bulundu.

Ertosun’a göre referanduma sunulan düzenlemeler, birbiriyle ilgisi olmayan maddeleri bir defada yasalaştırmak için kullanılan bir “torba kanun”dur.

Dürüst bir yöntem değil bu. O nedenle eski Roma zamanında bu araç “siyasi rüşvet ve hile” için kullanıldığı görüldüğünden yasaklanmış.

İşine geldiği zaman AKP iktidarının yere göğe koyamadığı Venedik Komisyonu da torba kanunla referanduma gidilmemesi gerektiğini zamanında bildirmişti.
Uyarı son derece ikna ediciydi:

“İçerik birliği özgür oy iradesinin önemli gereğidir. Seçmenler aralarında bir bağ bulunmayan farklı sorulara aynı anda oy vermek zorunda bırakılmamalıdır.”
12 Eylül’de bizden bunun tam tersini yapmamızı isteyecekler!
Venedik Komisyonu HSYK’da Adalet Bakanı da olmasın diyor ama bize dayatılan düzenleme, bu üst yargı kurumunu tümüyle iktidarın kontrolü altına veriyor.

Roma Hukuku bertaraf

Torba kanunun ahlâk dışı yöntemi, eski Roma’da yasaklanmasından tam 2108 yıl sonra Türk halkı üstünde denenecektir.

Ne pahasına olursa olsun kazanmak uğruna hile ve siyasi rüşveti dahi bir yöntem olarak benimseyenler 12 Eylül’de amaçlarına ulaşırlarsa acaba eski Roma’nın hukukçuları gibi bu yöntemi yasaklamayı düşünürler mi?
HSYK üyesi Ertosun’un şu sözleri fazla umutlanmaya izin vermiyor:

“Biz torba kanun yönteminin doğru olmadığını, kriterlere aykırı olduğunu söyledik ve Romalıların 2018 yıl önce yasakladıkları bir uygulamanın doğru olmadığını belirttik.”
Bu uyarının ne tür bir tepki ile karşılandığını kimse tahmin edemezdi. Çünkü böyle bir durumda standart bir iktidar ya bu yöntemi uygulama ayıbından vazgeçerdi ya da aklı başında bir tedbir üretmenin arayışına girerdi.
HSYK üyesi Ertosun’un dediğine göre derhal hukuk fakültelerinde Roma Hukuku dersini kaldırmaya karar verdiler!

Eski Roma Evet’ten yana taraf olmadığı için memleketimizde bertaraf olmuştur.

Adalet isimli güzel kadın perişan haldedir ama bereket gözleri bağlı ve tecavüzcülerini görmüyor!

DİĞER YENİ YAZILAR