Yolsuzluk suçluları, elde ettikleri menfaati faiziyle birlikte devlete geri ödedikleri takdirde tertemiz olacaklar!
İktidar bu benzersiz tedbiri "Yolsuzlukla Mücadele" adına getiriyor.
Tasarı daha önce bazı bakanların itirazı nedeniyle değiştirilmiş, geri ödemede bulunanların cezalarında 5'te 2 indirim yapılması öngörülmüştü. Fakat o kadar çok baskı gelmiş ki, Başbakan Erdoğan bedel ödeyenlerin toptan affedilmesi yolunda ağırlığını koymuş.
Yolsuzluk sanıklarının yalnız elleri değil iletişim menzilleri de hayli uzun ve etkili.
İktidar yöneticilerine şunu demişler: "Büyük külfet altına girip devletin talep ettiği paralan ödeyeceğiz. Trilyonları ödeyip üstüne bir de hapse girmeyelim.."
Karar vericiler de ikna olmuş ki şöyle konuşuyorlar şimdi:
"Bizim amacımız bağcıyı dövmek değil üzüm yemek. Yani devletin zararını geri almak. O nedenle tasarıda bu değişikliği yapabiliriz.."
Parasıyla değil mi?
Ortada bir adalet trajedisi duruyor. Neresinden tutacaksınız bu savunma ve gerekçelerin?
Yolsuzluktan suçlu birinin devlete zarar vererek sağladığı haksız menfaati geri ödemesi, herhalde sadece Türkiye'de "külfet" diye tanımlanıyordur.
Ya üzüm yemek?.
Kamunun malını, parasını çalan adam yakalandığında "pardon" deyip çaldığını teslim edince suçun cezasından ve tüm sonuçlarından kurtulacak. Bari devlet nişanı da verseydiniz!
Adalet kutsaldır. Parayla adalet yan yana gelemez. Suç varsa devletin görevi hem suçluyu yakalamak, hem de çalınan parayı geri almaktır.
"Üzüm yemek" tamahkârlığı ile cezadan vazgeçenler, parayı kurtardıklarını zannederken neleri batırdıklarını hesap etmek zorundadır. Çünkü yedikleri şeyin üzümden çok başka bir şey olduğunu çok geçmeden göreceklerdir.
Kurtarıcı Erbakan!
Ceza adaletinin caydırıcı ve önleyici bir işlevi vardır. Yakalanan bir suçluyu, sağladığı haksız kazancı geri ödemek koşulu ile affetmek, Türkiye'yi yolsuzluklardan korumaz, tam tersine daha çok batırır.
Böyle bir düzen insanları namuslu olmaya değil, olsa olsa namussuzluk yaparken daha dikkatli olmaya teşvik eder. Çünkü yakalanan çaldığını geri verip kurtuluyor. Yakalanmazsa da köşeyi dönüyor. Böyle adalet olur mu?
AKP'nin adaleti yeni bir sınavla karşı karşıya.. Yasadaki değişikliğin biraz da Erbakan'a vefa borcu ödeme kaygısından ilham aldığı anlaşılıyor.
Kayıp trilyon davasından hüküm giyen Erbakan, parayı Hazine'ye geri ödeyince hapisten ve yasaklarından kurtulacak. Onun sayesinde öbür suçlular da paçayı kurtaracak.
Peki adalet ne olacak?
Bağ bozumundan sonra ona da bir gün sıra gelir inşallah!
Üzüm ve adalet
Yolsuzluk suçluları, elde ettikleri menfaati faiziyle birlikte devlete geri ödedikleri takdirde tertemiz olacaklar!
Haberin Devamı

