Neşter Davası iddianamesini okuyunca insan merak ediyor: Bir devlet bu kadar savunmasız olabilir mi?
Rüşvet ve yolsuzluk bu kadar dal budak sarabilir mi?
Haramzadelik, yaşlı ve hasta bir başbakanın zaafını kötüye kullanma cüretinde bu kadar gemi azıya alabilir mi?
Ve bu kangren neşterle kesilebilir mi?
Rezalete bakın: Sosyal güvenlik kuruluşlarına tıbbi malzeme satan firmalar bu alımları yapan doktor ve yöneticilerle anlaşıyorlar. Kurdukları çete ilişkisi sayesinde birçok malzemenin alımını ihale düzeni dışına çıkarıyorlar. Bazıları on katına varan fiyatlarla yaptıkları alımlar sayesinde devletin katrilyonlarca lira parasını dolandırıyorlar.
Savcı iddianamesinde yolsuzluklara devletin, büyük bir ekonomik krize düşecek kadar kaynak kaptırdığını yazıyor. Doğrudur...
Üç katrilyon lira..
Meselâ kamunun ihtiyacı olan 84 kalem malzemenin 9'u, parasal olarak tüm alımların yüzde 80'ini oluşturuyor.
İddianamede, dönemin Başbakanı Ecevit'e bu 9 kalem malzemenin ihale sistemi dışında bırakılmasına yönelik yarım sayfalık bir yazı imzalattırıldığı belirtiliyor. Çetenin bu şekilde devletten sızdırıp aralarında bölüştüğü haksız kazancın 3 katrilyon lira olduğu hesaplanıyor.
Burada dikkat çeken nokta, Ecevit'in büyük çaplı kamu zararına sebep olan imzasından dolayı savcılık tarafından herhangi bir şekilde suçlanmamış olmasıdır.
Çünkü Ecevit Türk siyasetinin en namuslu devlet adamlarından biridir ve kimse onun bile bile bir yolsuzluğa alet olacağını düşünemez.
Zaten savcı da devlete maliyeti 3 katrilyon lira olan belgeyi "dönemin Başbakanına imzalatılan yarım sayfalık yazı" diye tarif ediyor.
Yani savcı Ecevit'in uyutulmuş olduğu sonucuna varıyor.
AKP'ye de ibret..
Bizce, savcının anladığından daha acıklı bir ortam vardı o dönem.
Bu işleri yapanların, Başbakan'ı uyutmak gibi bir zorluğu bulunmuyordu. Tek zorluk belki, imza aşamasında onu uyandıracak birinin yanında bulunması olabilirdi. Yani olsa olsa "Uyandırma Bakanı" suçlanabilir!
Üç katrilyon lira az para değil ama yine de kendimizi ucuz kurtulmuş sayabiliriz!
"Tuz kokmuş" diye yazan iddianameden AKP iktidarının da alacağı bir ders vardır. Savcı, hükümet olan her yeni partinin yolsuzluklarla mücadeleyi öncelikli hedef ilân ettiğini, fakat iktidar döneminde bunu unuttuğunu söylüyor.
Acaba neşter davası, yeni Kamu İhale Yasası'nı delik deşik etme niyetinden bir türlü vazgeçmeyen AKP iktidarı için etkili bir ibret olur mu?
Olmayacak dua gibi görünse de "amin" diyelim!
Uyuyan bekçi
Neşter Davası iddianamesini okuyunca insan merak ediyor: Bir devlet bu kadar savunmasız olabilir mi? Rüşvet ve yolsuzluk bu kadar dal budak sarabilir mi
Haberin Devamı

