Uyuşturucu olmasın!

Cumhuriyet’te dün çarpıcı bir seçim araştırması çıktı. Şaşırtıcı demek acaba daha mı isabetli olur? Çünkü SONAR şirketine yaptırılan araştırma AKP’nin iktidardan indirileceği işaretini veriyor

Haberin Devamı

Cumhuriyet’te dün çarpıcı bir seçim araştırması çıktı.

Şaşırtıcı demek acaba daha mı isabetli olur?

Çünkü SONAR şirketine yaptırılan araştırma AKP’nin iktidardan indirileceği işaretini veriyor.

Partiler, aldıkları oy oranlarına göre şöyle sıralanıyor:

AKP 25,5, CHP 20,08, DYP 13,09, MHP 12,2, DSP 7,9, ANAP 6,3, GP 5, DTP 4,4, SHP 2,9.

AKP tek başına iktidar çoğunluğunu bu defa çıkaramayacaktır. Olayın şaşırtıcı tarafıyla, aynı şirketin dokuz ay önce yaptığı ankete bakınca karşılaşıyoruz.

Çünkü AKP’nin Ocak’tan bu yana neredeyse yarı yarıya oy kaybettiğini, öteki partilerin de DTP hariç oylarını çok arttırdıklarını görüyoruz.

“İktidar partisi bu ölçekte bir oy kaybını çoktan hak etmişti” diyenler çıkabilir.

Gerçekten de Başbakan’ın laiklik ve üniter devlet konusundaki çelişkileri, ayrıca terör karşısındaki tereddütlü tutumu kafaları karıştırıyor, güven duygusunu zedeliyor.

Devletteki ideolojik işgal hareketi, “türbanlı eş” durumunu tayinlerde kriter haline getirme yaygınlığı, laik eğitim aleyhine imam hatip eğitimini genişletme çabaları, artık meydan okuma etkisi yapıyor.

Başbakan bir “final”den söz etti ya, okur mektupları şunu gösteriyor:

Halk AKP’nin “Atatürk cumhuriyeti ile final oynadığını zanneden bir hayale kapılmış” olduğunu düşünüyor ve bu güvensizlik uzaklaşma yaratıyor!

Evet, bu etkilerin hepsi toplumdaki savunma refleksini harekete geçirici sebeplerdir. Başbakan’ın şehitler hakkındaki sözleri ve cumhuriyeti kuranların kemikerini sızlatan Çarşamba görüntüleri, ayılmayı hızlandıran şoklardır.

Ama bunlar bile bir iktidar partisini dokuz ayda yüzde 43’ten yüzde 25’e indirmez.

AKP bu kadarını hak etmedi diye değil, seçmendeki algılama asla bu hıza erişemez; o yüzden...

Muhalefeti rehavete, ülke gündemini erken seçim baskılarına sürükleyecek yönlendirmelerden sakınmak lâzım!

Hukuk boyun eğmez
Suudi Arabistan Kralı Abdullah’ın ziyareti bayağı verimli olmuş...

Boğaz’daki Sevda Tepesi’ne inşaat yapamamaktan şikâyet eden kralı mutlu etmek için düğmeye basılmış olduğu anlaşılıyor.

Belediye Başkanı Kadir Topbaş bu arazinin imarlı olduğu söylenerek krala satıldığını, sonra bir dava nedeniyle iznin kalktığını belirterek diyor ki:

“Türkiye Cumhuriyeti’nin onuru söz konusudur. Devlette devamlılık vardır.”

Doğru ama bu değerler, Türkiye bir hukuk devleti olursa söz konusu olur. Kralın hatırı için yasa çiğnenmemeli, gerekirse ödediği para geri verilmelidir.

Kral Başbakanımıza küçük ismiyle hitap edip “Hadi benim Recebim/ Recebim sarı lira vereceğim/ Almazsan İspanya’ya gideceğim” demiş olabilir.

Ne yapalım, giderse gitsin!

DİĞER YENİ YAZILAR