Bir iktidarın duraklama veya gerileme dönemine girdiğini anlamak bizde çok kolay..
Yönetenlerin medyada kusur aramaya başladıktan andan itibaren iktidardaki yetmezlik açığa çıkmış demektir.
Başbakan Erdoğan dün Irak krizindeki politikaları nedeniyle hükümeti eleştiren medyaya yüklendi. "Özgürlük aynı zamanda sorumluluktur" dedi.
AKP lideri, seçim öncesi "biz değiştik" iddiasını cesaretlendiren yayınları ve seçimden sonra partisine medyanın açtığı cömert kredileri çabuk unuttu.
Hangi sorumluluktan söz ediyor?
Yanlışı eleştirme ve kamu yararını savunma sorumluluğu her şeyin önünde gelir. Özgür basının erdeminden şikâyet edenler kendilerini düzeltmeye çalışsınlar.
Hayatını yüksek sesle yaşayan bir medya, ülkenin zenginliği olduğu kadar iktidarların da güvencesi sayılmalı..
Saatli bomba gibi
İktidar AB'ye uyum adına yeni düzenlemeler içeren bir taslak hazırladı.
Cami, kilise, sinagog ve cemevlerinin kurulması kolaylaştırılacak. Araya sıkışmış bubi tuzağı benzeri bir "saatli bomba" da şu: Kat maliklerinin onayı ve mülki amirin izni ile apartmanlarda ibadet yeri açılacak!
Bunun dine, millete, ülkeye ne hayrı olacak, çıkıp anlatmalıdırlar. CHP milletvekili Prof. Yaşar Nuri Öztürk haklı olarak "Bunlar uyum yasası değil, Türkiye'yi tahrip yasasıdır" diyor.
Ülkede 77 bin cami var. İnsanlar ibadetlerini özgürce yapıyor. Apartmana mescit sokmak, yaşam alanının öteki özgürlüklerini baskı altına almak değil mi?
Prof. Öztürk'ün dediği gibi apartmandaki mescide gitmeyenler veya başta kurulmasına karşı çıkanlar "din dışı" ilân edilecektir.
Ülkeye ve dine bundan büyük kötülük olur mu?
Gizli Gündem mi?
Türkiye'de apartman katlarına oturmuş 120'ye yakın misyoner kilisesi bulunduğu hesaplanıyor.
Acaba iktidar AB'yi tatmin etmek için bunları yasallaştırırken, kendine de din sömürüsü yoluyla disiplinli bir seçmen tabanı yaratacak parti ocakları mı kazandırmak istiyor?
Prof. Zekeriya Beyaz diyor ki: "Bu mekânların zamanla aşırı dincilerin örgüt evi ve tarikat evi haline dönüşmesi söz konusu olabilir. Günümüzde Hizbullah ve benzeri örgütlerin faaliyetleri de dikkate alındığında bunların iyi düşünülmesi gerekiyor."
AKP iktidarının en büyük handikapı acemiliği değildir.
Zaman bu eksiği kapatır.
Asıl sorun güvendir, bu partinin laik düzeni hedef alan bir gizli gündeminin bulunduğu şüphesidir.
Böyle cin fikirlerle AKP kendi ayağına ateş ediyor!
Uyum değil tahrip
Bir iktidarın duraklama veya gerileme dönemine girdiğini anlamak bizde çok kolay.. Yönetenlerin medyada kusur aramaya başladıktan andan itibaren iktidardaki yetmezlik açığa çıkmış demektir
Haberin Devamı

