Uyanmakta geç kaldık

Haberin Devamı

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan devlet adamı nitelikleri gelişmiş bir siyasetçi kabul edilir.

Büyükelçiler Konferansı’nda güvenilir bir yargı sisteminin Türkiye için vazgeçilmez hedef olduğunu belirterek “Güven ve istikrarı korur ve güçlendirirsek ekonomimiz büyüyecek” dedi.

Peki bunu başaramazsak?.

Öyle bir durumun da 25 bin dolarlık milli gelir hedefini hayal kalmaya mahkûm edeceğini belirtti.

Türkiye’nin yabancı yatırımlara ihtiyacı var. Yatırımcılar için en aranan nitelik, güvenilir bir yargı sistemine Türkiye’nin sahip olmasıdır.

Mahkemelik durumlarda haklarının korunacağına yatırımcı inanmalıdır.

İktidar, bu amacı garantiye alacak reform diye HSYK yasasını değiştirmeye çalışıyor.

Reform nasıl olur?

Peki yaptığı iş gerçekten reform sayılabilir mi?

Bağımsız ve tarafsız bir yargı, bakanın ve müsteşarın dâhil olduğu bir HSYK ile yaratılamaz.

Ama iktidar arızayı yanlış yerde arıyor, adliyede ve emniyette kitlesel tayinlerle sistemi altüst ediyor.

Batılı kurumların yönelttiği eleştirilere dün önemli bir uyarı daha eklendi.

Avrupa Parlamentosu Dışişleri Komisyonu Başkanı Elmar Brok, bağımsız ve tarafsız yargının AB ile sürdürdüğümüz katılım müzakerelerinde kilit faktör olduğunu öne sürdü.

2010 referandumu ile oluşan HSYK’nin doğru bir adım olduğunu, değiştirmeyi düşünüyorsak AB ve Avrupa Konseyi ile istişare etmeye Venedik Komisyonu kriterlerine de uyum göstermeye kendimizi mecbur saymamızı tavsiye etti.

En az onun kadar önemli bir tavsiye daha var açıklamasında:

“Yolsuzluk soruşturmalarının ve yasal sürecin müdahalesiz ilerlemesini bekliyoruz..”

Hoca söyleyip gitti

Keşke söylendiği kadar kolay olsa..

İktidardaki AKP+cemaat koalisyonu kötü bir boşanma hikâyesi sergiliyor.

Taraflar birbirlerine en ağır hakaret ve bedduaları yöneltirken, ülkenin bölünme riski taşıyan bir geçitte kazaya uğrayacağı korkusu yaygınlaşıyor.

Erdoğan ve partisi, cemaatin oy deposundan yararlanarak rekor süre iktidarda kaldı. Bedelini hesap etmedi.

Halbuki Gülen on beş yıl önce Amerika’ya göç ederken takipçilerinden en başta şunu istemişti:

“Arkadaşlarımızın adliyede, mülkiyede veya hayati bir müessesede mevcudiyeti (...) bizim varlığımızın garantisidir.”

Devletin can alıcı noktalarına nasıl sızacaklar, nasıl sezdirmeden ilerleyecekler; hepsinin cevabı o kasetteydi.

Koalisyon 12 yaşına vardığında yanlış şeyler olduğunu fark edip harekete geçmek... Çok uzun bir uyku değil mi?

DİĞER YENİ YAZILAR