Uyanın artık!

Siyasi gündeme bakar mısınız? “Tam takır, kuru bakır” diye bir söz vardır; öyle...

Haberin Devamı

Siyasi gündeme bakar mısınız? “Tam takır, kuru bakır” diye bir söz vardır; öyle...

Kaplumbağalar ve ayılar kış uykusundan uyandıklarında bu ülkenin seçim yılında olduğuna asla ihtimal vermeyeceklerdir!

Seçime giderken gündemi daha ziyade siyasi muhalefet belirler. Ama bizdekiler nedense süt dökmüş kediye benziyor.

Birileri büyü mü yaptı bunlara?

Halkın nabzını iyi tutan partiler olsa, tek başına asayiş sorununa dayanarak iktidar değişikliği ile sonuçlanacak bir seçim gündemi oluştururlardı.

Polisin yeni açıklanan kıyaslamalı suç istatistikleri “Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete” dedirtecek korkular uyandırıyor.

Suçlarda patlama olduğu görülüyor. Öfke içinde, kontrolunu kaybetmiş, sevgisiz, başkalarının haklarına saygısız insanlar toplumda hızla çoğalıyor.

Çanları kim çalacak?
Kişilere karşı işlenen suçlar bir yılda 197 binden 321 bine, hırsızlık, gasp, kapkaç gibi suçlar 289 binden 463 bine fırlamış.

TV’lerin sabah programlarına heyecan katmak adına çıkarılan sahte sevgililer şiddeti, sadizmi ve bayağılığı evlere soktu. Aileye kötü muamele suçları bir yıl içinde 9 bin 900’den 17 bine tırmanmıştır.

Türkiye’de geçen yıl 18 bin 527 insan hayatına son vermek istedi. Bu rakam bir yıl öncesine göre yüzde 50 oranında bir artışı ifade ediyor.

Muhalif partiler, sivil toplum örgütleri ve üniversiteler tehlike çanlarını çalmak için daha ne bekliyorlar?

Kamuoyu, seçim programlarını açıklarken partilerin asayiş sorunlarına projelendirilmiş çözümler getirmelerini mutlaka istemelidir. Bu baskıyı yaratmalıdır.

Bölge mahkemeleri...
Aslında derhal işler hale getirilmeyi bekleyen hazır tedbirler var. Meselâ suçların patlamasında ceza veremeyen yargının etkisi inkâr edilemez.

İşte Adana’da maganda kurşununa hedef olan 13 yaşındaki Ramazan’ın dramı..

Bu talihsiz çocuk ömür boyu tekerlekli sandalyeye mahkûm olmuştur ama onun hayatını karartan silâhlı haydut serbest bırakılmıştır.

Mahkeme yanlış yapmışsa temyiz aşamasında düzelir. Ama Türkiye’de o “damar” da tıkandığı için adalet caydırıcı olamıyor. Yargıtay’da ele alınmak üzere sıra bekleyen dava dosyalarının sayısı, tarihinde ilk kez 1 milyonu aşmıştır.

İktidar, Bölge İstinaf Mahkemeleri’nin kurulmasını öngören yasayı üç yıl önce çıkardı. Adaleti etkinleştirmenin çaresi bu mahkemelerdir. Yargıtay’ın yükünü bu mahkemeler devralacaktır.

Ama iktidar, yönetmeliklerini yazıp fiziki alt yapısını hazırlayarak bu mahkemeleri üç yılda çalışır hale getirememiştir.

Nedense AKP kâğıt üstünde çare üretiyor ama iş bitirici olamıyor.

Çünkü hayat ve devlet tecrübesi kıt adalete bakışı ise şaşıdır!.

DİĞER YENİ YAZILAR