Medeniyeti "tek dişi kalmış canavar" diye tarif eden Mehmet Akif ne kadar haklıymış..
Kendi değerlerini ihraç etmek isterler ama o değerlere başka ülkelerde hiç saygı göstermezler. İşte, tescilli terör örgütü PKK'nın silâhlı kolu ABD şemsiyesi altında Kuzey Irak'ta, propaganda silâhı olan Roj Televizyonu, başka bir NATO müttefiki olan Danimarka'da himaye ediliyor.
Almanya da aynı kafadaydı. Ama PKK faaliyeti kamu düzenini tehdit eder boyuta ulaşınca devlet bu tehdidi yok etmeye karar verdi ve kısa zamanda hedefine ulaştı.
Çünkü yıllardır gördükleri himaye nedeniyle fütursuz ve cüretkâr hale gelmişlerdi; küçük bir caba bütün kirli çamaşırları ortaya sermeye yetti.
Alman makamları, telefon görüşmelerinin ele verdiği alçakça ilişkiye dayanarak PKK'nın organı olan Özgür Politika gazetesini ve MHA ajansını kapattı.
Ortadaki kanıtlar, PKK'nın terör eylemlerinin koordinasyonunda kullandığı Roj TV'ye ev sahipliği eden Danimarka hükümeti için de uyarıcı, hatta utandırıcı olmalı.
Ama biliyoruz ki PKK'nın varlığı Almanya'daki gibi "yeter artık" boyutuna gelinceye kadar Danimarka, demokratlık yaptığını zannederek terör hamiliğini sürdürecektir.
Türkiye iki alanda çabalarını yoğunlaştırmalıdır.
Birincisi, AB zeminlerinde teröre karşı dayanışmanın kâğıt üzerinde kalmamasını talep eden bir kampanya başlatmak.
Bir de ROJ TV'yi kullanan terör örgütüne Kuzey Irak'ta güvenlik sağlayıp cüret veren Amerika'nın ayıbını sürekli olarak yüzüne vurmaktan vazgeçmemek..
"Belki utanırlar" diyemiyoruz. Ümidimiz, bu sayede kendi kamuoylarının iki yüzlü terör siyasetinden haberdar edilmesidir.
Bush yönetimi utanmaz, sadece seçmeninden korkar.
Hava değişimi iyi gelir mi?
Erdoğan İspanya'da.. Sekseninci dış gezisine de 2 Aralık'ta çıkacak. Yani Başbakanımız yarın Türkiye'ye "Kısa bir ziyarette bulunmak üzere" gelmiş olacak.
Çıkacağı Avustralya - Yeni Zelanda gezisi on gün sürecek.
Çok mu lâzım? Rahmi Koç Singapur'da VATAN'a, eleştiri boyutu diplomatça gizlenmiş doğru bir değerlendirme yapıyor:
"Yeni Zelanda ile bütün alışverişimiz zaten 80 milyon dolarmış. Yani itseniz kaksanız belki 90 olur ama daha fazla olmaz. Ayrıca 100 kadar da iş adamı gidiyormuş. Şimdi iş adamı olarak kafama öyle koyuyorum, böyle koyuyorum bir mana veremiyorum.
Ama gezmekse tabii gezsinler, oraları da görsünler.."
Yani kârlı bir pazarlama yatırımı değildir bu gezi. Fakat belki farklı bir alanda kazanç sağlayabiliriz.
Başbakan'ın başlattığı alt kimlik, üst kimlik tartışması memleketin altını üstüne getirdi. Bu uzun gezide belki Başbakan kendi düşünür, belki heyetteki akıllı ve yürekli biri uyarır, uyandırır:
Siz "Türk"ü alt kimlik yaptınız. Oysa Anayasamız "Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür" diyerek bu kavramı bir üst kimlik tanımı olarak görüyor. Doğru olan da bu değil mi?
Pek çok etnik kökenden geldikleri halde İngiltere vatandaşına İngiliz, Fransa vatandaşına Fransız, Almanya vatandaşına Alman denilmiyor mu? Neyse...
Allah Başbakanımızın yolunu da, zihnini de açık etsin!
Utanmazlık!
Medeniyeti "tek dişi kalmış canavar" diye tarif eden Mehmet Akif ne kadar haklıymış.. Kendi değerlerini ihraç etmek isterler ama o değerlere başka ülkelerde hiç saygı göstermezler
Haberin Devamı

