Utanmalıyız!

Haberin Devamı

Keşke gücüm olsaydı da PKK’nın yeniden karakol basacak cüreti kazanmasına zemin hazırlayan sorumluluğa ortak olan kim varsa, onları milletvekili aday listelerinden tek tek kazıyarak çıkarsaydım!

Ellerine bebek kanı bile bulaşmış katiller Apo’nun yakalandığı günden beri vur-kaç eylemleri yaparak, günahsız sivillere bomba atarak varlıklarını duyurmaya çalışıyorlardı.

Yıllar sonra ilk kez dün güpegündüz Tunceli’nin Pülümür İlçesi’nde Kocatepe Köyü Jandarma Karakolu’na kudurmuş çakallar gibi saldırdılar.

Karakola minibüsle gelen terörist önce el bombası attı, sonra uzun namlulu silâha sarıldı. Planlanmış bir saldırı idi. Teröristin karşı ateşle ölmesi ile birlikte çevreye mevzilenmiş örgüt elemanları saldırıya katıldılar.

Ve bu cehennemde sekiz Mehmedimiz şehit oldu.

Hiçbir teselli sözünün yararı yoktur. Onları şahsen tanımayan bizlerin bile yürekleri yanarken anneleri, babaları, kardeşleri için kim, ne yapabilir?

Şehitlere rahmet, yakınlarına sabır dilemekten, melunlara lânet okumaktan başka yapabileceğimiz şeyler yok mu Allah aşkına?

Doğu’da iki yüz bini aşkın genç, vatan görevi yapıyor. Yüz binlerce aile her gün her an diken üstünde. Günün 24 saati dua ediyorlar ve korkuyorlar.

Yaşamak mı bu?

Koskoca Türkiye’yi 5 bin katilin merhametine mahkûm eden sebepler her neyse, hepsine lânet olsun!

Katil sürülerine cüret kazandıran sebeplerin başında devletin dağınıklığı geliyor. Oysa övündüğümüz 600 yıllık devlet geleneği yaşıyor olsa Türkiye caydırıcı olurdu.

Düşmanlarımız şimdi, tehditlerini uygulayamaz bir devlet olduğumuzu ispat etmeye çalışıyorlar. Bizi Amerika ile karşı karşıya geleceğimiz bir yabancı toprakta, başarısız olmaya mahkûm bir hayalet avına çekmek için tahrik üstüne tahrik tezgâhlıyorlar.

Önce doğru savunma..

Dünkü Tunceli saldırısının amacı da budur. “Kuzey Irak’a gireriz” tehdidi yapan Türk liderleri rezil olsun, askeri göndermeye mecbur olsun, burada batağa saplansın, ekonomi batsın, Türkiye’nin bilinmeyen gücü deşifre edilerek korkutucu niteliği kaybolsun...

MGK acele toplanıp Türkiye’nin onurunu korumalıdır.

Üç bin eşkıya için komşu devlet toprağında taarruz savaşı yapılmaz. Önce doğru savunma savaşı yapalım!

Yine söylüyorum; profesyonel birlikler kurup donatacağız, sınırdan sızan hainlere o dağları dar edeceğiz, kendini savunma zaafiyeti olmayan güçlü bir devlet olarak diplomasimiz ile iki yüzlülük yapan ülkeleri teşhir edeceğiz.

Ama bunlar için önce işleyen bir devlet ve basiretli önderler gerek.

Şehit cenazelerinin yarattığı olağanüstü şartlarda başbakanı cumhurbaşkanı ile haftalık olağan görüşmesini bile yapmayan bir iktidarla tabii ki başaramayız bunu.

Seçimden ve yeni meclisten ümitlenmek isteriz ama o adayları da aynı liderler belirlemedi mi?

DİĞER YENİ YAZILAR