Avrupalı olmanın ne anlama geldiğini kime sorsanız alacağınız cevap, özlemlerle dokunmuş tarifler olacaktır.
İnsanın özlemlerini, içinde yaşadığı çarpıklıklara duyduğu tepkiler belirliyor daha çok.
Bizi maddi ve manevi mağdur eden haksızlıklara son verecek çözümlerin neredeyse tümünü halkımızın AB'ye üyelik sürecinde araması sebepsiz değildir.
Seksen bin sayfalık AB müktesebatını oluşturan kurallar ve standartlar, aslında Avrupa uygarlığının zenginliğini yansıtıyor.
Türk halkı bu yaşam kültürüne daha ileri kaliteler ekleyecek konuma ne zaman gelecek; fikir yürütmek zevkli olabilir. Ama şimdi daha yorucu bir görevimiz var.
O da alışkanlıklanmızı AB kriterlerinin eleğinden geçirerek yanlışlarımızı görmek ve mümkün olan süratle düzeltmek...
AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Rehn'in Ankara'ya gelişi hesapta olmayan kazanımların sebebi olabilir pekâlâ..
Finlandiyalı siyasetçi uçağın ucuz bölümünde geldi Türkiye'ye.
Bu durumu bizim bakanlar örnek alarak AB'ye hepimizden önce girseler fena mı olur?
Millet Meclisi'nde 50 tanesi kırmızı plâka taşıyan makam otomobili olmak üzere 174 araç var. Dün toplanan Başkanlık Divanı 50 yeni araç alınmasına karar vermiş.
Bu makam araçlarını meclis komisyonlarında ve divanda görevli parlamenterler kullanıyorlar.
Kırmızı plâkalı araçların şoförü, yakıtı ve tamir masrafları da devletten.. Niye?
Öyle gelmiş, böyle gidiyor..
Avrupa Parlamentosu'nda, AB üyesi ülkelerin milli meclislerinde benzer uygulama var mı?
Hayır yok. Sadece görev gereği geçici tahsis yapılıyor onlarda.
Türkiye'deki yüz bini aşkın makam arabası, saltanat özentiliğinin ilkel göstergesi olarak yıllardan beri eleştiri konusudur.
Son seçimde geçmiş iktidarı hezimete, AKP'yi de iktidara taşıyan millet iradesi üstünde bu rezaletin ne kadar etkili olduğu unutulmuş olabilir mi, olamaz.
Ama görüyorsunuz, iktidara gelenler unutuyor. Yani bizce asıl mesele unutkanlıkla ilgili değildir utanma duygusu ile ilgilidir.
Tarama süreci "utanma kriterleri" ile açılmalı!
Özür dilemek çok mu zor?
Agos Gazetesi Genel Yayın Müdürü Hrant Dink 6 ay hapse mahkûm oldu.
Mahkeme "Türk'ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, Ermeni'nin Ermenistan'la kuracağı asil damarında mevcuttur" diye yazan Dink'in Türklüğe hakaret suçu işlediğine hükmetti.
Ama sabıkası yok ve tekrar suç işlemez kanaati ile cezasını erteledi.
Dink "Eğer hakaret etmediğimi bu topluma inandıramazsam ülkeyi terk ederim" demiş.
Bu kadar lâfa ne gerek var?
Önce maksadını aşan bir yoruma sebebiyet verdiği için vatandaşlarından özür dilesin Hrant Dink. Bavulunu toplamaya sonra karar versin.
Belki gerek kalmaz!
Utanma kriterleri
Avrupalı olmanın ne anlama geldiğini kime sorsanız alacağınız cevap, özlemlerle dokunmuş tarifler olacaktır
Haberin Devamı

