Milli Takım'm İsviçre'yi yenmesine rağmen Dünya Kupası finallerine katılma hakkını kaybetmesi hepimizi üzdü.
Ama olayların Türkiye'yi spor dünyasında düşürdüğü durum, üzüntümüzü unutturacak kadar utanç verici olmuştur.
Bu utancı yaratanlar, bedelini mutlaka ödemeliler.
Ulusal onur adına onları saklamak, Türkiye'yi benzer utançlara sürekli mahkûm etmekten başka işe yaramaz. Oysa biz "barbar" diye suçlanacağımız olaylarla değil sportif basanlarla anılmayı özlüyoruz.
Peki bunu hak ediyor muyuz? Dünkü haber toplantımızı yaparken gerçekleri saklamanın değil, onları namusluca sergilemenin milli menfaatlerimize uygun olacağını bir kez daha belirledik.
Sonuçta bir spor olayı gerginlik siyaseti yüzünden rezil edilmiştir. Bundan dolayı Türkiye'yi ve Türk halkını suçlamak ve cezalandırmak haksızlık olur.
Yapılan, savaş değil maçtır. Maç kaybetmek üzüntü yanında, hatta ondan da fazla olarak utanç doğurmuşsa, demektir ki yetki ve sorumluluk taşıyanlar görevlerini yapamamışlar.
Milli menfaat seçimi
İlk maçta İsviçre'de muhatap olduğumuz söylenen haksızlık ve terbiyesizlikler, İstanbul'u konuk takım için cehenneme çeviren tahriklerin mazereti olamaz.
Seyirciyi motive erme amacında ölçüsü kaçan psikolojik saldırı siyaseti maç ortamını zehirlemiş, takımımızın kenar yönetimini de olayların içine çekmiştir.
Dün FIFA Başkanı Sepp Blatter, başka bir rezaletin yaratıcısı oldu. Resmi raporlar eline geçmeden Türkiye'yi mahkûm edici yorumlar yaptı ve karar vericileri görülmemiş biçimde yönlendirdi.
Başkan Blarter'in sorumsuzluğu keşke bizi kurtarsa ama kurtaramaz. Çünkü Almanya İçişleri Bakanı Otto Schily bile "Türk futbolunun imajı dün büyük zarar gördü" dedi.
Dün şiddet görüntülerini gizlenmenin milli menfaatlerimizin gereği olduğu yolunda tehditkâr telkinler yayıyorlardı.
Haber masasında düşündük ki sansür, gerçeği dünyadan değil sadece Türk halkından saklayacaktır.
Gerçeği sergilemek ise sadece başarısız olan sorumluların menfaatine zarar verecektir. Kamunun yaran da bunda değil mi?
Teknik Direktör Fatih Terim görev sınırlarını aşarak adetâ siyaset yapmış, Futbol Federasyonu da onun karizması altında ezildiği için Türkiye'yi koruyamamıştır.
FIFA Türkiye'ye ceza verir mi, verirse ne verir; o kadar önemli değil.
Simdi önemli olan hükümetin Türkiye'yi korumak için ne yapacağıdır?
Bizce Futbol Federasyonu görevden alınmalı, devlet ve millet olarak bu rezaleti üstlenmediğimiz gösterilmelidir.
Bu tecrübe futbolumuza yeni bir ufuk açsa fena mı olur?
Utanç verenler gitsin!
Milli Takım'm İsviçre'yi yenmesine rağmen Dünya Kupası finallerine katılma hakkını kaybetmesi hepimizi üzdü. Ama olayların Türkiye'yi spor dünyasında düşürdüğü durum, üzüntümüzü unutturacak kadar utanç verici olmuştur
Haberin Devamı

