Yeni yılın iyilikler getirmesini sevdiklerinizle sağlık, başarı ve mutluluk dolu bir yıl geçirmenizi diliyorum.
Bugün yeni yılın ilk günü..
Takvim ne kadar önemlidir? Zamanı ölçmenin önemi var mı?
Halil Cibran zamanın aynen sevgi gibi bölünemez ve bir yere sığmaz olduğunu söylemişti.
Zaman bir ırmaksa biz onun başına oturup sadece akışını izlerken bile önemli bir iş yapıyoruz. Çünkü yaşıyoruz.
Yaşamın tanıklığını yaptığımız her an için Tanrı’ya şükretmeliyiz.
Çok memnun edici geçmediği halde 2008’i bile hayırla anmalıyız ki 2009’un karlarla kaplı birinci günü ile bize bembeyaz bir sayfa, yeni bir gelecek sunulduğunu hayal edebilelim.
Takvim de yeni yıl da galiba en çok bunun için lâzım. Her insanın hayattan rövanş almak için sebepleri vardır. Her yeni yıl bu rövanşların zeminidir ve bunun için çok değerlidir.
Tabii ki dileğim 2009’da herkesin hayallerine ulaşmasıdır. Ama bu olmayacaksa umutlarımızın yaşamaya devam ettiği bir yılı teselli sayarım.
Yanlış üstüne yanlış
Toplumların mutluluğunda siyasetçiler daima belirleyici olmuşlardır. Ama bizde bunun payı gereğinden fazla.
Çünkü kurallar doğru konulmamış, ithal edilen çağdaş normlar ise bozulmuş, demokrasi sandığımız şey, baskıcı tek adam rejimlerine dönmüştür.
Başbakan son “Ulusa Sesleniş” konuşmasında yeni yılda ekonomik krizi fırsata dönüştüreceklerini söylüyordu.
Dileriz başarırlar. Ama pişmanlık göstermek konusunda iktidarın hamle yapmasını gerektiren pek çok sorun bekliyor.
AKP iktidarı gücüne âşık devler gibi her yeri yıkıyor, her şeyi bozuyor.
Hâkimlerin bile telefonlarının mahkeme kararı olmadan izleneceği bir ülke olacağımıza bundan beş yıl önce kim inanırdı?
Dini ideolojiye bağlı ihtiraslarla ziyan edilen kurumlara her gün yenileri ekleniyor. En çok oyu almadığı halde eşi türbanlı olan adayın rektör yapılması İstanbul Üniversitesi’nin manevi kişiliğine hakaretamiz bir saldırı değil midir?
Öyledir; üstelik cepheleşmek yerine demokratik yarışı tercih eden akademisyenlere “Siz aptalsınız” demektir.
Abdullah Gül yaptığı seçimle hem üniversiteye zarar vermiş, hem de AKP’nin cumhurbaşkanı olduğunu kanıtlamıştır.
Haydi Kılıçdaroğlu!
Martta önemli bir seçim var. Yerel seçimlerde halk menfaatine bakar, iktidara ters düşmemeyi tercih eder.
Bu bakımdan AKP’ye yönelik memnuniyet oranı hızla düşse bile iktidar partisinin kömür ve gıda yardımları desteğinde açık farklı bir seçim galibiyeti alması ihtimali az değildir.
Ama bu sandıktan AKP’yi uyaran güçlü bir mesajın çıkması lâzım. AKP dahil herkesin buna ihtiyacı var.
Üstelik imkân ve fırsat da mevcuttur.
Ankara’da Karayalçın CHP’ye iddia ve şans kazandırmıştır. Fakat asıl unvan maçı İstanbul’da yapılacaktır. Bu kentin hem simgesel bakımdan hem siyasetin ekonomisi bakımından önemi büyük.
İstanbul’u kaybeden iktidar partileri, izleyen genel seçimleri kaybediyorlar. Çünkü partinin finansmanı, yani kent rantlarından beslenen musluklar kesiliyor.
Değişimin yolunu CHP açabilir.
Kılıçdaroğlu düğümü çözecek kılıçtır. Şöminesinin üstüne asılmış üç resim (Dişli, Fırat ve Gökçek) onun başarılarını taçlandırmıştır ama fedakârlık da yüklemiştir.
Milletvekilliğinden ve CHP Genel Başkan Yardımcılığından ayrılıp İstanbul’a Belediye Başkanı adayı olmak, ancak ona yakışan bir meydan okuma olabilir!
Umut yaşasın
Haberin Devamı

