Türkiye'nin en önemli sorunu, halkına umut ve heyecan vermek, bir de güven duygusu kazandırmak..
Tek parti iktidarı ile başta bu şansı yakalamıştık. Ama savaş şartları ve iktidarın din takıntısına bağlı eylem ve niyetlerinin, ayrıca kadrolaşma çabalarının yarattığı kaygılar, karamsarlığı geri getirdi.
Başbakan Erdoğan'ın Murat Birsel'e verdiği mülakatı okuyunca siz de farkedeceksiniz:
İktidarın bize lazım olan morali sağlayacak gücü ve hazırlığı var. En büyük sorunu kendini anlatamaması ve dün yazdığım gibi, İslamcı tabana yabancılaşmayalım derken kendi ayaklarına ateş etmesi..
Irak politikası bir yenilgidir. Kıbrıs Rumlarının AB'ye giriş anlaşmasını imzalaması da öyle..
Birincinin günahı AKP'ye, ikincininki ise derin devlete aittir.
Dövünmenin yararı yok, artık önemli olan yeni koşulları doğru kullanmak. Başbakan bu gerçeği görüyor, "ne yapacaklar" onu da ilerde biz göreceğiz.
Doğru teşhisler..
Tayyip Erdoğan'ın sözlerinde Türkiye'nin ayaklarındaki prangaları kıracak değerde teşhisler var.
"Halkı ciddi manada rahatsız eden tek sıkıntı işsizlik.."
Özal'dan sonra bu sorunu kalbinden yakalayan ilk Başbakan Erdoğan olabilir. Çünkü o da çözümü tüketimi artırmakta görüyor. "Tüket ki üretesin" diyor.
Tüketim gücünü ve hevesini yitirmiş bir ülkede yatırım ve üretim olmaz. Bunlar olmayınca da istihdam olmaz.
Halkın geçim sorunu elbet var ama tüketimin daralması daha çok güvensizliktendir. Tüketimin artması, insanların "daha kötü günler gelebilir" korkusunu atmasına, yarın için sakladığı parasını, bugünü iyi yaşamak için harcamasına bağlı değil mi?
Bu iktidar, ülkenin israf deliklerini kapatıp kaynaklarını kullanmasını önleyen tutuculukları meclisteki sayı gücü ile aşabilir.
İktidarın rakibi..
AKP'nin, orman niteliğini kaybetmiş Hazine arazilerini satma girişimi, gelmiş geçmiş tüm iktidarların gerçekleşmeyen hayali idi.
Bu proje devlete kaynak kazandırmak yanında kaçak konutlarda yaşamanın işkencesine son verecek, ayrıca kentlerde planlı bir yapılaşmaya dönüşün yolunu açacaktır.
"Bitmeyen şarkı" özelleştirme programı da bu dönemde büyük ivme kazanabilir.
Başbakan Erdoğan "Devletin zarar ederek çalıştırdığı kuruluşu tutmak, vatana millete ihanettir. Özelleştirmeyi yıl sonuna kadar bitireceğiz" diyor.
Muhtaç olduğumuz umut ve heyecanı uyandırmanın sermayesine iktidar sahiptir.
Mesele hızlı hareket etmek, halkı değişimin başladığına inandırmaktır..
Ve apartmanlara tekke açtırmak, yandaşlar için kadroları yağmalamak ve laikliğe karşı hilelere başvurarak güven duygusunu tahrip etmek gibi ahmaklıklardan sakınmaktır. İktidarın tek rakibi var: Kendisi!
Umut var ama..
Türkiye'nin en önemli sorunu, halkına umut ve heyecan vermek, bir de güven duygusu kazandırmak.. Tek parti iktidarı ile başta bu şansı yakalamıştık. Ama savaş şartları ve iktidarın din takıntısına bağlı eylem ve niyetlerinin, ayrıca kadrolaşma çabalarının yarattığı kaygılar, karamsarlığı geri getirdi
Haberin Devamı

