Batıda liderlik gerektiren büyük işleri kâr amacı gütmeyen sivil kuruluşlar başarıyor.
Toplumsal gelişmenin lokomotifliğini yapan bu kuruluşlar, gençlere de mükemmel fırsatlar sunuyor.
HBA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin'in, adını taşıyan vakfın faaliyetleri hakkında medyayı bilgilendirmek üzere düzenlediği toplantı, bu yönü ile heyecan verici idi.
Türkiye, çağdaş toplumların dinamiklerini artık kendi içinde üretiyor, çalışma hayatında başarıya ulaşmış önderleri ile toplumsal sorumluluk alanını her gün biraz daha genişletiyor.
Özyeğin, kızların okullaşma oranıyla ilgili Toplum Gönüllüleri Vakfı Başkanı İbrahim Betil'den aldığı bir mektubun ardından eğitim alanına yoğunlaştıklarını anlattı.
Bu alandaki durumumuz elem vericidir. Orta öğretimde kızların okullaşma oranı Mısır'da ve İran'da bile yüzde 81 ve 77 düzeyinde iken bizde yüzde 48'dir.
Yaşamak için vermek
Özyeğin önümüzdeki öğretim yılına yetiştirilmek üzere yoksul bölgelerde 900 yatak kapasiteli 6 kız öğrenci yurdu ile bir lise ve üç ilköğretim okulu yaptırdıklarını söyledi.
Vermek bir erdemdir. Ama başarılı olmuş kişiler kaynak ve organizasyon becerisi yanında paradan önemli bir şey daha veriyorlar: Örnek önderlikler, sosyal sorumluluk alanını genişletici öneriler..
Özyeğin, kâr amacı gütmeyen kuruluşların faaliyetleriyle ilgili her yıl yapılacak bir derecelendirmenin bu alanda ki yarısı özendireceğini söyledi.
Türkiye gibi ülkelerin zenginleri ve okumuşları, sadece vergilerini vererek topluma borçlarını ödemiş olamazlar. Sorumluluklar ceplerinden değil canlarından vermektir.
"Ya verdiğim yerini bulmazsa" bahanesi bir kaçıştır. Halil Cibran bakın ne cevap vermişti böylelerine:
"Meyve bahçenizdeki ağaçlar ve çayırlara saldığınız davarlar böyle söylemiyorlar. Onlar yaşamak için veriyorlar. Çünkü vermezlerse ölür, yiterler.."
Türkiye'nin geleceği
Özyeğin, okullaşma açığının çözümü içir sadece 1 milyar dolar gerektiğini, elli büyük grubun bu kaynağı yaratabileceğini söyledi.
Bir önemli uyarı daha yaptı:
"Yurt dışında 86 bin gencimiz okuyor Bunların sadece yüzde onu, yurt dışında okumaya değecek üniversitelere gidiyor. Ve Türkiye bunun için 2 milyar dolar ödüyor."
Bu para ile her yıl 5 bin öğrencinin okuyacağı 20 üniversite yapılır.
Okul yatırımları için yer belirlerken Doğu ve Güneydoğu gerçeğini daha derinlemesine kavrama fırsatı bulan Özyeğin, siyasetçilerin bunca yıldır nedense keşfedemedikleri bir ihtiyacı da ortaya koydu:
"Kış şartlarının ağır geçtiği bu yörelerde niçin kış tatili 15 gün yerine 2 ay, yaz tatili de 4 ay yerine 2 ay yapılmıyor?"
Kâr amacı gütmeyen sivil kuruluşlar, liderlik, organizasyon, kaynak ve yaratıcı fikir zenginliği ile Türkiye'nin geleceğidir.
Onlar çoğaldıkça ülkenin sorunları azalacaktır.
Ufuk açıcılar
Batıda liderlik gerektiren büyük işleri kâr amacı gütmeyen sivil kuruluşlar başarıyor
Haberin Devamı

