AKP'yi iktidara getiren seyir defterini kimler, nerede, nasıl yazdılar sorusuna cevap veren bir mülakat var bugün manşetimizde..
Arkadaşımız Devrim Sevimay, CIA'nın yıllarca Türkiye'de görev yapmış Ortadoğu uzmanı Graham Fuller'ı adeta sorguluyor ve onu, bir insanın ancak kendi vicdanı ile hesaplaşma yalnızlığında göze alabileceği itiraflara zorluyor.
Bu mülakatı okuyun ve Türkiye'nin bugünlere nasıl olup da selâmetle ulaşabildiğine şaşın..
Komünizme karşı "Yeşil Kuşak" oluşturulması, "Türkler için komünizmin İslâm'dan daha tehlikeli" görülmesi, Türkiye'nin siyasetine müdahaleler ve nihayet radikal İslâm tehlikesine karşı Müslüman toplumlara "İslâmla demokrasiyi uzlaştıran bir örnek" sunma arayışında AKP'ye verilen destek..
Demokrasi adına demokrasinin tepelenmesi.
Graham Fuller, işlenen günahlara rağmen hedefe kazasız varıldığını söylüyor:
AKP gibi bir partinin iktidara gelmesiyle artık bir nevi siyasal İslâm problemi için çözüm bulunmuş oldu. AKP; kökleri İslâm'dan çıkan bir parti olmasına karşın (...) çok ılımlı bir İslâm gibi de olsa artık entegre oldular. Siyasal İslâm, Türkiye dışında normal bir parti haline gelmedi."
Fuller bu sayede Türkiye'nin AB'ye üyelik için avantaj sağladığını söylüyor:
"Avrupa'nın ikinci dini artık İslâmiyet oldu. Küçük bile olsa orada da aşırı hareketler var ve bu onları kaygılandırıyor. Onlar anladılar ki Türkiye yardım edebilir."
Evet Türkiye bu noktaya kazasız gelmiştir ama Amerika'nın siyaset mühendisliği sayesinde değil. Cumhuriyet'in değerleri ve halkın sağduyusu korumuştur ülkeyi.
Amerika'nın sağladığı güvenliğin bedeli Türkiye için çok ağır olabilirdi. Graham Fuller'ın söyledikleri yalnız bu gerçeğe değil, doğru istikametin ne olduğuna da ışık tutuyor.
Diyebiliriz ki AB Türkiye'nin sadece demokratik geleceği için bir güvence olmayacak...
ABD'nin bencil, saygısız ve dayatmacı politikalarının getireceği tehlikelere karşı da sığınak olacaktır.
Kim bu dalkavuklar?
Başbakan son günlerde sık sık dalkavuklardan yakınır oldu.
Önceki gün İstanbul'da katıldığı bir iftar yemeğinde şöyle dedi:
"Dalkavuklar bütün yöneticilerin çevresinde. Benim de yakınlarımda vardır. Bunu görüyorum. Bunu aşmaya mecburuz. Aşamazsak yazık olur.."
Hz. Muhammed "Dalkavukların yüzüne toprak serpiniz" demiş.
La Fontaine "Her dalkavuk kendini dinleyenler sayesinde geçinir" demiş.
Demek ki Başbakan onları dinliyor. Şikâyet edeceğine peygamberimizin dediğini yapsın!
Bir uyarı daha: Devlet adamları bazı tehlikeleri halkı tedirgin etmeden hallederler.
Halledemedikleri durumlarda yardım istemek için halka açarlar. Onun şartı da isim ve adres söylemektir. Çünkü...
Çevresindeki herkesi dalkavuk zanlısı durumuna düşürmek hem ayıp, hem günah!
Ucuz kurtulmuşuz!
AKP'yi iktidara getiren seyir defterini kimler, nerede, nasıl yazdılar sorusuna cevap veren bir mülakat var bugün manşetimizde..
Haberin Devamı

