Kürşad Tüzmen AKP’nin anayasa paketini deldiği için hedef tahtasına konulan milletvekillerinden biri...
Dün gösterdiği tepki, demokrasimizin ne kadar geri kalmış bir zavallılık içinde savunmasız ve çaresiz olduğunu, içimizi burkarak kafamıza dan dan vuruyordu.
Tüzmen yüksek bürokrasiden siyasete geçmiş, yıllarca AKP hükümetlerinde bakanlık yapmış bir şahsiyettir.
Partiler hakkında kapatma davası açılmasını Meclis’te oluşturulacak partilerarası bir komisyonun iznine bağlayan anayasa değişikliği maddesi, yeterli oyu alamadığı için düştü biliyorsunuz.
AKP yöneticileri ve gruptaki amatör hafiyeler, retçi milletvekillerinin kimler olduğunu belirlemeye uğraşırken Başbakan’ın ev sahibi olan Faruk Koca’nın objektife yakalanan “şüpheliler listesi” parti grubunda tartışma ve çalkantı yarattı.
İşte bu karmaşa içinde Kürşad Tüzmen üstüne düşen gölgeden kurtulayım derken ülkedeki siyaset ve parti düzenini açığa vuran o korkunç sözleri söyledi:
“Başbakan uçurumdan atlıyorsa, bize yakışan onun arkasından atlamaktır. Karar doğrudur, yanlıştır önemli değil. Türk töresi böyle gerektirir!”
Böyle töre olmaz olsun
Demek ki sayıları 8 ile 12 arasında değişen iktidar milletvekili töreyi çiğnemiş ve atlamamış veya bazıları yamaç paraşütü ile atlamıştır.
Şaka bir yana böyle töre olmaz!
Sistemin öncelikli ihtiyacı, Başbakan’ın arkasından kendini uçuruma atmayacak, aksine onu böyle maceralara heves etmekten caydıracak parlamenterlere kavuşmaktır.
Anayasa değişikliğinden daha önce partiler ve seçim yasalarının değişmesi gerektiğine inananlar yerden göğe haklıdırlar.
Türkiye’nin demokrasi geleneği bu kafayla oluşmamalıdır.
Ama ne yazık ki liderin verdiği karar doğru mu, yanlış mı bakmadan arkasından atlamaları istenen ve bunu yapmadıkları takdirde tasfiye edileceklerini bilen milletvekilleri ülkenin geleceğine biçim veriyorlar.
Yaptıkları anayasa değişikliği sadece bizim değil, çocuklarımızın hayatını bile etkileyecek, değiştirecektir.
Üç tehlikeli hamleden parti kapatmayla ilgili birincisi, beklenmedik şekilde meclisten döndü.
Anayasa Mahkemesi’nin yapısını değiştiren ve üyelerin belirlenmesinde tüm kontrolü iktidara veren madde ise 337 oyla kabul edildi.
AKP rahat vermeyecek
Bugün HSYK’yı iktidar emrine sokacak değişiklik oylanacak.
Anayasa hukuku alanının saygın hocalarından biri dün bana, HSYK’yı yapılandıran madde de bugün kabul edilse bile bunun önemli olmadığını parti kapatmayı imkânsız kılan değişikliği geri çevirmekle meclisin görevini yapmış sayılacağını söyledi.
“Artık gerisi daha kolay” dedi. Neden?
“Çünkü iki maddede siyasetin yargıyı ele geçirme arzusu çok açık şekilde kendini belli ediyor. Hukuk devleti ilkesi, bu iki maddenin Anayasa Mahkemesi’nden dönmesini sağlayacaktır.”
Bu tahmin tutarsa, bağımsız yargının geleceği tehditten kurtulacak mı?
Hayır.. İktidarın yargıyı ele geçirme konusunda gösterdiği tedbirsiz ihtiras bu alanda pes etmeyeceğini düşündürüyor.
Muhalefet bu hamleleri sadece “istemezük” diyerek göğüsleyemez.
Mutlaka bir hedef seçmek ve oraya halkla beraber yürümek gerekiyor.
Meclis’te bugün dar bölge sistemiyle halkın seçtiği parlamenterler olsaydı gündemimiz bu olmazdı.
Hedef bellidir. Başbakan’ın gündem saptırma tuzaklarına yakalanmadan o hedefe yürümek lâzım..
Uçuruma bir-iki
Haberin Devamı

