Üçüncü yol..

CHP Kurultayı, intikamcı tasfiyelerin tetikleyeceği yeni bir bölünmenin sebebi de olabilir, bir "yeniden doğuş "un fırsatı da..

Haberin Devamı

CHP Kurultayı, intikamcı tasfiyelerin tetikleyeceği yeni bir bölünmenin sebebi de olabilir, bir "yeniden doğuş "un fırsatı da..

Anahtar soru şudur:

Partinin sürüklendiği perişanlığa bugüne kadar seyirci kalan kurultay delegeleri bu defa farklı davranır mı? Halkın, gençliğin, geleceğin çağrısına cevap verecek yenilenme ruhuna sahip çıkar mı?

Türk siyasetinin hastalığı "kazık kakan liderler" dir. Halktan ve çağdan kopmuş ve başarısızlığa düşmüş liderler, kendi iradeleri ile gitmedikleri gibi kongreler tarafından da gönderilemiyor. Onları ya ecel götürüyor veya seçim sandığında partisiyle birlikte halk tasfiye ediyor.

Deniz Baykal 1999 seçiminde bu dersi aldı, bir emrivaki altında çekilmek zorunda kaldı, ilk fırsatta döndü, ama yine şansını kullanamadı.

Müzminleşmiş egoizmi ile bundan sonra CHP'ye ne vaat edebilir?

Gerçekler ve arayış..
Kurultay delegeleri, liderin askeri veya il başkanlarının emir eri değildir.

Onların görevi yetki vermek ama iyi taşıyamadığını, yükseltemediğini gördüğü liderden bayrağı alıp ehline devretmektir.

Tarihin ve istikbalin delegelerden talebi budur. Yakın geçmişte başarılamayan bu misyonun akıbeti CHP'nin kaderini belirleyecektir. Livaneli'nin dediği gibi, kurultayla parti ya değişecek ya bölünecektir.

Halkta da, parti kamuoyunda da hakim kanaat, Baykal'la olmayacağıdır. "Bu kurultay Baykal'ı devirme kurultayı olmalıdır" diyenler az değil.

Bu ihtiyacı herkes gördüğü halde bayrağı ilk açma cesaretini Şişli Belediye Başkanı Sarıgül gösterdi. Halk ve parti tabanında epey mesafe de aldı. Ama hakkındaki yolsuzluk suçlamaları, kurultayda başarı kazansa bile hem kendisine, hem partiye uzun süre zarar verecektir.

Değişimi, kendilerini savunma mecburiyeti ile enerjileri bölünmemiş insanlardan oluşan bir kadro hareketi öncülüğünde gerçekleştirmek daha sağlıklı, daha inandırıcı ve daha çekici olmaz mı?

Volkanı ne patlatır?
Bu arayışın bir "baskın kurultay" iklimine rağmen yeşermesi ümit vericidir.

Çünkü "üçüncü yol" arayışı hedefine ulaşırsa Kurultay bir taşla iki kuş vurmuş olacaktır.

Lider değişikliği, partiye çağdaş sol ideolojiyi kazandırmaya ehil bir kadroyu da iş başına getirecektir.

Zülfü Livaneli, dün Radikal'e verdiği mülakatta CHP'nin perişanlığında Türkiye'deki çelişkiye dikkat çekiyordu:

"Türkiye'de sağ sol oldu, sol da sağ.. Tutucular çağdaşlıktan yana tavır aldı, CHP milliyetçi fren vazifesini üstlendi."

"Sanki bir rüşvet kurultayı yapılıyor. Bu kurultay CHP'nin yenilenme kurultayı olmalı.. Ülkenin sol birikimi ile ilişkisiz sol parti olur mu? Üçüncü yol CHP'yi gerçek sol parti yapabilir."

Doğrudur. Gerçekten de Livaneli-Derviş ekseninde oluşacak kadro hareketi, susmuş volkan gibi bekleyen bu birikimi eyleme geçirmenin neredeyse tek şansıdır.

Harekete Sarıgül'ün de katılımı belki daha güvenceli bir başlangıcın kapısını açabilir.

CHP'yi egoizm bitirdi. Ancak özveri ve uzlaşmaya dayalı bir zihniyet devrimi geriye getirebilir..

DİĞER YENİ YAZILAR