Ülke vergi kaçakçılarının egemenliği altında. Siyasetçiler de onlara yataklık ediyor.
Yıllardır enflasyondan, yolsuzluklardan, haksızlıktan, işsizlikten niçin kurtulamıyoruz? Şimdiye kadar resmin hep yarısını gördük.
'Terörle mücadelenin faturası" dedik.. "Oy avcılığı için toprağa gömülen paralar" dedik.. "Sahipleri tarafından soyulan bankaların ceremesi" dedik..
Bunlar doğru ama daha büyük kara deliği hep ihmal ettik. Yeni iktidarlar kayıt dışı ekonominin, israf ve soygunlarla yitirilen paralardan misliyle fazlasını devlete kaybettirdiğini işe başlarken gördükleri halde sonra düzene uydular.
Kara ekonomiyle savaşmak yerine onun koruyucusu haline geldiler. Oysa vatandaşlara giderlerini gelirlerinden mahsup etme şansı tanınsa herkes belge alacak, belgesiz kimse satış yapamayacaktır.
AKP iktidarı da aynı sakat yolda ilerliyor. Başarıyı, devletin vergi mükellefi olarak ele geçirdiği kitlelere daha acımasız davranarak arıyor.
Zam yaparken, vergi koyarken cesur davranması, sınırlı bir basan getirse bile onu adaletsizliğin doğuracağı fenalıklardan koruyamayacaktır.
Alman'ın yüzde 16, İtalyan'ın yüzde 20, Belçikalı'nın yüzde 22 vergi ödeyerek satın aldığı otomobile bir Türk niçin yüzde 55 vergi ödeyerek sahip oluyor?
Türk olmak neden bu kadar zor ve pahalı? Bu tecavüz daha ne kadar sürecek?
İktidar, "Avanakları Kandırma Partisi" olarak okunan AKP amblemini ne zaman Adalet ve Kalkınma Partisi yapacak?
Üniforma şart olmamalı
Başbakan Erdoğan, imam-hatip tasarısının yarattığı kriz tehdidini şimdilik ortadan kaldırdı.
Bu gelişme, Üniversitelerarası Kurul Başkanı Prof. Alkış ve beraberindeki rektörlerin dün Başbakan'la yaptıkları görüşmede sağlandı.
İmam hatip sorununu YÖK yasa taslağı içinde çözmeyi iktidar böylece kabul etmiş oluyor.
Başbakan'in tavn, çözümleri çatışmalarda değil, demokratik uzlaşma zeminlerinde aradıkları konusundaki söylemlerine uygundur.
Uygunsuzluk şurada:
Üniversitelerin, sivil toplum örgütlerinin ve medyanın uyarılan haftalardır iktidarın inadını kırmaya yetmiyordu.
Genelkurmay İkinci Başkanı Başbuğ'un iki gün önce ettiği iki cümle, iktidarı ikna etmeye yetti.
Bu farkı, Başbakan'ı mahcup etmek için ortaya koymuyoruz.
Silâhsız Kuvvetler'e de aynı önemi vermelerinin, kendilerini de, demokrasimizi de koruyacağını anlatmak için vurguluyoruz.
Doğruların kabul görmesi, mutlaka üniforma giymesine bağlı olmamalı!
İsmail Cem'den cevap geldi
Dünkü yazıma eski Dışişleri Bakanı Cem'den cevap geldi. Cem, Irak'a asker gönderilmesine baştan beri karşı çıktığını, Bağdat Büyükelçiliğimize yönelik saldırının, itirazına temel teşkil eden kaygıları doğruladığını yazıyor. Geniş özetini gazetemizin 16'ncı sayfasında okuyabilirsiniz.
Türk olmak çok pahalı
Ülke vergi kaçakçılarının egemenliği altında. Siyasetçiler de onlara yataklık ediyor. Yıllardır enflasyondan, yolsuzluklardan, haksızlıktan, işsizlikten niçin kurtulamıyoruz? Şimdiye kadar resmin hep yarısını gördük
Haberin Devamı

