Baş örtüsü Türkiye’nin gündeminden çıkalı çok oldu. Ama siyaset yapışmış ucuna, bırakmıyor..
Mecliste dün grup toplantılarının günüydü.
Genel başkanlar ülkenin önemli saydıkları konu ve sorunlarını konuşurlar.
Dün baş örtüsü karşı karşıya getirdi iktidar partisi ile ana muhalefeti.
Tartışmaya konu olay, yanında bebeği bulunan baş örtülü genç bir kadının Kabataş’ta saldırıya uğradığı iddiasıydı.
Başbakan “O kadıncağız baş örtülü olmasaydı bu linç olur muydu?” diye sordu.
Baş örtülü olsa da olmasa da nefretle kınanması gereken bir olaydır. Nitekim sekiz ay önce vuku bulduğunda görüşü sorulan herkes öyle davranmıştır.
İddianın çirkinliği nedeniyle insanlar, şikâyetin temelsiz olabileceği ihtimalini hiç hesaba katmadan hayali saldırganları lânetlemişlerdir.
Kameralar uyumaz..
Başbakan’dan sonra grup kürsüsüne CHP lideri Kılıçdaroğlu çıktı. Önce “O kadın”ın iddiasını tekrarladı:
“Bir anda üzerleri çıplak, elleri deri eldivenli 70-100 kadar adamın ortasında kaldım diyor. Dövüyorlar, üzerlerine idrarlarını yapıyorlar.. İskelede bulunan herhangi biri ‘Ya beyler ne yapıyorsunuz’ demez mi?”
Kabataş iskelesini günün 24 saati gözleyen Mobese kameraları var; böyle bir olay varsa kaçırması düşünülemez.
Bu nedenle Emniyet’e büyük baskılar yapılıyor. Ama tuhaf; görüntü yok, hiçbir şey yok...
Sonra bir TV kanalı görüntüleri buluyor ve yayınlıyor.
Kayıt 1 Haziran 2013
Saat 19.33: Baş örtülü kadın Güvenlik Harekât Merkezi önünden geçiyor.
Saat 19.37: Şehir hatları iskelesi önünde bekliyor.
Saat 19.58: Eşi yanına geliyor ve bir dakika sonra birlikte ayrılıyorlar.
Kışkırtma oldu..
Kılıçdaroğlu, Başbakan’ın “Başörtülü bacımı yerlerde sürüklediler” diye halkı kışkırtma suçu işlediğini iddia ederken sebebine de kabul edilmesi zor bir suçlama getirdi:
“Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk olayını bu yolla gizlemek istiyor!”
Başbakan saldırının gerçek olmadığını anlamış olmalı ki yine gerginleşiyor ve azarlama - suçlama tonuna geçiyor.
Saldırı iddiasını çürüten görüntülerin, baş örtülü kadın üstünde yarattığı sorunları gerekçe göstererek yine medyaya yükleniyor.
“Medya tarihinin en alçakça linç girişimi yapılıyor” diyor.
“İfade tutanağı ve darp edilmiş bebek var, bunlar çıkmışlar olayın nasıl olmadığını anlatıyorlar” diye bağırıyor.
Baş örtüsü yasağından üreyen mağduriyeti diriltmek bir özlem olabilir ama gerçekçi bir beklenti değildir.
Türban yasağı bir oldu-bitti ile de olsa kalktı. Bunun için bedel ödemedik.
Şansımızı zorlamayalım!
Türbanla oynamayın
Haberin Devamı

