AKP Milli Görüş kökeninden doğdu ama "Milli Görüş gömleğini çıkardığı için" iktidara geldi.
İktidara geldikten sonra sağladığı başarıları da bu çizgiden saptığı dönemlerde gerginlik tehlikesi doğar doğmaz geri adım atma basireti gösterebildiği için elde etti.
İmam hatiplerle ilgili hamle de türban konusundaki talepler de tepkiler karşısında tekrar uyumaya terkedildi.
Çünkü iktidar, başarı şartının istikrar olduğunu gördü ve istikrarı tehlikeye sokan en önemli hassasiyetin de laiklik tartışmalarının tetiklediği gerginlikler olduğunu anladı.
Ama AKP'nin imam hatipler ve türban konusunda vaatleri var. Başbakan Erdoğan "sabır" telkini ile bu senetlerin vadelerini sonsuza kadar uzatamayacağını biliyor.
Ne tür bir politika izlenmeli ki bu iki sorun istikrara zarar vermeyecek bir yolla tartışma gündemine "yumuşak iniş yapabilsin?
Hep dışarıda söylüyor
Başbakan Erdoğan, içeride tepki çekeceğini düşündüğü görüşlerini yurt dışındaki zeminlerde dile getiriyor.
"Üniversitede başörtüsü yasağını doğru bulmuyorum, kaldırmak için çalışmalar yapıyoruz" sözleri de Türkiye'nin gündemine Alman gazetesi Welt am Sonntag'a verdiği mülakat nedeniyle girdi.
Erdoğan'ın türban konusundaki niyetini kendi halkından önce yabancılara açıklamasının başka bir anlamı yok mu? Bizce var.
Çünkü türban yasağı sadece Türk yargısının kararı değildir. Bu yasak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ile Avrupa normu olmuştur.
Başbakan, Avrupa'nın ikna edilmemesi halinde türban yasağını kaldırmaya yönelik zorlamaların bir sonuç getirmeyeceğini bilmektedir. Çünkü AİHM'in oluşturduğu kararların da dahil bulunduğu Avrupa normları anayasamıza göre iç hukukun üstündedir.
Türban kavgası yapanlar bu sonucu kendi elleriyle yarattılar. Ulusal hukuku aşamayınca Avrupa'ya şikâyete gittiler, AİHM de onları haksız buldu.
İstikrarı feda etmezler
Anayasa hukukçusu olan YÖK Başkanı Teziç dün Başbakan'a uyarıda bulundu.
Prof. Teziç'e göre türban yasağını kaldıran bir düzenlemeye gitmek yeni hukuki sorunlar ve sıkıntılar yaratacaktır.
Çünkü Anayasa Mahkemesi'nin, Danıştay'ın ve AİHM'in kararları ortada dururken türban yasağını kaldıran bir yasal düzenleme yapmak hukuken mümkün değildir.
Başbakan'ın demeci, bir eylem kararının haberini mi veriyor, yoksa yeni bir hamlenin ne çapta bir direnişle karşılanacağını ölçme amaçlı bir taktiği mi ifade ediyor?
AKP Grup Başkan Vekili Faruk Çelik, Başbakan'la böyle bir konuyu konuşmadıklarını söyledi dün.
Belli ki kamuoyunun nabzını ölçmekten daha ileri bir amaç güdülmüyor.
İstikrarın özellikle ekonomide olumlu sonuçlar vermeye başladığı bir dönemi hükümetin türban yüzünden tehlikeye atacağına ihtimal vermiyoruz.
Türban yoklaması
AKP Milli Görüş kökeninden doğdu ama "Milli Görüş gömleğini çıkardığı için" iktidara geldi
Haberin Devamı

