Başbakan yurt dışında ele geçirdiği her zemini, türban üstünden Türkiye'deki laik düzeni şikâyet etmek için kullanıyor.
Türkiye'ye ılımlı İslâm elbisesi giydirmek isteyen Batılı güçlerin dikkatini çektiği takdirde rejimi din maskesi takmış gericilere karşı koruyan laiklik surlarında gedik açabileceğini mi zannediyor?
Buna ihtimal vermek istemiyoruz ama türban meselesini niçin içerde değil de dışarda tartışmaya açtığını, daha doğrusu türban propagandası yaptığını anlamakta zorluğa düşüyoruz.
"Gazeteciler sordu, o da cevapladı" denilebilir ama Başbakan'ın şöyle bir karşılık vermesi daha şık olmaz mıydı:
"Burası türbanı tartışmanın yeri değil, Türkiye'ye dönünce gerekiyorsa konuşuruz.."
Bizde niçin tehlike?
Londra'da "Kadının İnsan Hakları" konulu konferansa katıldıktan sonra gazetecilerin sorularını cevaplayan Başbakan Erdoğan, "başörtüsü yasağı"nın insan haklarına aykırı olduğunu söyledi.
Burada bir yanıltma var. Yasak olan, siyasal amaçla icat edilmiş dini simge türbandır. Ve Tayyip Erdoğan'ın gerekçesiyle yapılan itirazlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nce haklı görülmemiştir.
Başbakan, Türkiye'deki yasağın meselâ İngiltere'de olmadığından söz
ediyor. Bu doğal değil mi?
Oralardaki Islâmi örgütlerin amacı en çok cemaatlerini genişletmektir. Bizdeki gibi demokrasiye son verip dine dayalı bir rejim kurmak değil.
Radikal dincilere tanınacak özgürlüğün, ne büyüklükte tehditler oluşturduğunu Başbakan Erdoğan ve ondaki değişime eşlik eden eski Milli Görüşçüler hepimizden iyi bilecek durumdadırlar.
Hatırlasınlar yeter...
Başbakanın laiklik ve demokrasi konusunda vaktiyle neler söylediğini tekrarlamak istemiyoruz.
Kendisi unutmasın yeter.
Çünkü yaşadıktan tecrübe, insanları o düşüncelerle zehirlemenin "din ve vicdan özgürlüğü" olmadığını kendisine sürekli hatırlatacaktır.
Tayyip Erdoğan'ın eski danışmanı yazar Mehmet Metiner "Tasarladığımız şeriat rejimi, dinsel bir diktatörlüktü.. Çok şükür bu İslâmi devleti kuramadık" diyor.
Türban yasağı, kökten dinci despotizmin karşısında sanıldığından daha önemli bir sığınaktır. Dinine bağlı bir çok kız, okula giderek türban baskısına karşı kendilerini koruyabilmektedir.
Türban yasağını delmek, bu durumdaki kızları radikallerin hedefi yapacaktır. Onların "Okula gitmek için başımı açmak zorundayım" savunmasını ellerinden alacaktır.
Böyle bir iklim özgürlük mü, yoksa esaret mi getirir?
Türban yasağı bir sığınaktır!
Başbakan yurt dışında ele geçirdiği her zemini, türban üstünden Türkiye'deki laik düzeni şikâyet etmek için kullanıyor
Haberin Devamı

