Türban yarışları

Türban tartışması açılacak ve Meclis Başkanı Bülent Arınç dışarda kalacak mümkün mü?Önceki gün Başbakan, eğer Cumhurbaşkanı olmak istiyorsa eşinin türbanını çıkarması gerektiği yolundaki telkinlere “Allah göstermesin” diye tavır koymuştu

Haberin Devamı

Türban tartışması açılacak ve Meclis Başkanı Bülent Arınç dışarda kalacak mümkün mü?

Önceki gün Başbakan, eğer Cumhurbaşkanı olmak istiyorsa eşinin türbanını çıkarması gerektiği yolundaki telkinlere “Allah göstermesin” diye tavır koymuştu.

Meclis Başkanı Arınç dün Başbakan’dan daha iddialı bir türban savunucusu olduğunu gösterme fırsatını kaçırmadı.

Hatırlanacağı gibi kendisi “Meclis Başkanı’nın eşi türbanlı olmamalı” telkinlerinin AKP’de yarattığı tepkileri ustaca körükleyip kullanarak Meclis Başkanı seçilmişti.

Siyasi kulislerde dolaşan söylentilere göre Arınç, kendisini Meclis Başkanı yapan “türban inadı”nın -şartlar Tayyip Erdoğan’ı aday olmaktan vazgeçirirse- pek alâ Cumhurbaşkanı da yapabileceğine inanmaktadır.

Aynı konuda Başbakan’dan bir gün sonra, ondan daha sert bir demeç vermesi bu tahminleri doğruluyor.

Arınç dün şunları dedi:

“Birileri ‘Eşlerinize söyleyin başlarını açsınlar’ diyebiliyor. Siz bizim eşlerimizi köle mi zannediyorsunuz? Siz kadına saygı diye bir şey bilmez misiniz? Kendi hür iradesiyle kendi kıyafetini belirlemiş insanlara, bir eş de olsanız ‘onu çıkar, bunu tak’ deme hakkına sahip misiniz?”

Meclis Başkanı Arınç, Başbakan’ın tepkisinin dozunu bile yetersiz bulduğunu belli eden şu ifadeleri de ekledi:

“Ben eşime ‘başını aç’ diyecek kadar düşük bir insan değilim. Bunu düşük insanlar söylüyor. Bu konunun muhatabı olsaydım hesap sorardım!”

Düşük kim?
Başbakan ve Meclis Başkanı hayalet taşlar gibi konuşuyorlar ama aslında muhatapları eski Cumhurbaşkanı Kenan Evren’dir. Evren bir hafta önce şunu söylemişti:

“Ben Emine Erdoğan’ın yerinde olsam, eşim Cumhurbaşkanlığı’na geçer geçmez hemen başımı açarım. Herkes alkışlar.. Tepki gösteren de olur ama olsun. Alkışlayan daha çok olur.”

Evet bu sözler telkin de sayılabilir ama daha çok bir özlemi ifade etmektedir. Evren’e siyasal İslâm’ın önünü açan bir darbe yaptığı için hesap sorabilirsiniz ancak bu düşüncesi için soramazsınız.

O konuda tarihe hesap verme sorumluluğu asıl türbanı dini ve siyasi simge olarak kullanarak politik hedeflerine yürüyen kişilerin omuzlarına binecektir.

Başbakan’ın tepki gösterirken söylediği sözlerde itiraf vardır. “Biz bu yola eşimle birlikte girdik” dedi. Eşinin başını açması için “Birileri bizden kimlik değişimi istiyor. Bu siyasi kimlik zaafıdır” dedi.

Bu sözler, İslâmcı siyasetin eşlerle beraber yapıldığını, eylem ve söylemin “baylar” tarafından yürütülürken sembollerin “bayanlar”a taşıtıldığını açıkça ortaya koyuyor. Eşlerini her yere götürmeleri de bu işbirliğini doğruluyor.

Kimseye “başını aç, kimliğini değiştir” diyen yok.

Cumhurbaşkanı seçilen kişi gibi eşi de zaten kimlik değiştirecektir.

Onlardan tarafsız olmanın gereğini, görüntülerine de yansıtmalarını istemek niçin kabahat olsun?

DİĞER YENİ YAZILAR