Sezer'den sonraki Cumhurbaşkanı'nı belirleyecek seçim iki yıl sonra yapılacak ama tartışması çoktan başladı..
Başbakan "Gündeme böyle bir konuyu düşürme niyetimiz yok" dediği halde "Buna bağlı bir gerilim olduğunu da kabul etmek" gerektiğini söylüyor.
Aslında iki yıl sonraki Cumhurbaşkanı seçimini bugünden dert edinmemek gerekir. Çünkü kâğıt üzerinde hiçbir risk yoktur. AKP ister genel başkanını, ister başka birini Çankaya'ya çıkaracak oy gücüne fazlasıyla sahiptir.
Tayyip Erdoğan adı etrafında üretilen haberler için "hepsi yalan" diyor ama samimi bir ortamda (Yeni Şafak yazarlarıyla mülakatı) içini dökerken söyledikleri gönlünde yatan aslanı ele veriyor:
"Biz seçilirken kimliğimiz belli olarak seçildik. Aile yaşamımız, geldiğimiz orijin apaçık. Bu millet bizi seçti. Bu milletin bize verdiği yetkiyi biz de sonuna kadar kullanacağız."
Olmayacak dua..
Burada durup sormak lâzım. Hangi orijinden söz ediyor? Orijinal Tayyip Erdoğan hangisi?
Eğer "Milli Görüş gömleğini çıkardık" dediği günü milât sayacaksak, tekke ve zaviyelerin açılmasına cüret kazandıracak olan TCK değişikliğini nasıl açıklayacağız?
Dinsel ideoloji doğrultusundaki kadrolaşma sürerken ve "Cumhuriyet değerlerinin yerini daha Müslüman bir yapıya devretmesi zamanının geldiğini" savunan kişi Başbakanlık Müsteşarı koltuğunda otururken Erdoğan'a nasıl güveneceğiz?
Eski Cumhurbaşkanı Demirel CNN Türk'e son siyasi gelişmeleri değerlendirirken, Cumhurbaşkanı eşine kıyafet kuralı konulmasını önerdi.
Eşinin türbanlı olmasının Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı seçilmesine engel oluşturmadığını söyleyen Demirel, engel olması için kural bulunması gerektiği belirterek şöyle dedi:
"Bir kural konulmalı tabii. Çünkü zaten Devrim Kanunları var. Devrim Kanunları'na bir şey ilâve getirin.."
Saygı ve fedakârlık
Demirel bu ihtiyacı 28 Şubat'ta keşfetseydi neyse de, Cumhurbaşkanı eşinin kıyafetine kural getirecek iradeyi bugün kim nerede bulacak?
Meclisteki sayılar ışığında en kolay geçmesi gereken önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimi, en tartışmalı ve gerilimli geçitlerimizden biri olacaktır.
Bu köprüyü kaza yapmadan geçmek için özveri ve uzlaşma ruhunu geliştirmemiz gerekecektir.
Başbakan dün "Bu ülkede hâlâ neden başörtüsüne saygı duymayı öğrenemediler?" diye sordu.
Yanlış.. İtiraz başörtüsüne değil, din istismarına dayalı siyasetin simgesi olan türbanadır.
Başbakan türban konusunda "toplumdaki bütün hassasiyetleri düşünerek" adımlar attıklarını, nihai çözüm için geniş uzlaşmanın sağlanmasını bekleyeceklerini söylüyor.
Ne çıkıyor bundan?
Tayyip Erdoğan, türban meselesi çözülmeden Çankaya'ya çıkmaya teşebbüs etmeyecektir.
Doğru olan da budur!
Türban ve Çankaya
Sezer'den sonraki Cumhurbaşkanı'nı belirleyecek seçim iki yıl sonra yapılacak ama tartışması çoktan başladı..
Haberin Devamı

