Tayyip Erdoğan "gündemimde türban yok" diyor ama bizce kendini kandırıyor.
Çünkü gelişen olaylar, yeni bir karar vermesi için onu zorlamaya başladı.
AKP lideri "türban diye bir sorun yok" demiyor, "gündemimde yok" diyor.
Bunun tercümesi şudur:
"Acil gündemimiz yüklüdür. Önce bunlara yoğunlaşacağız, sonra geniş tabanlı bir uzlaşma arayarak türban sorununu çözmeye çalışacağız.."
Zaten CHP lideri Deniz Baykal ile aralarında böyle bir zımnî anlaşma oluşmuştu.
Yani sorun dondurulacak, tepeden inme dayatmalara veya sinsi tırmanma girişimlerine meydan verilmeyecekti. .
Böyle bir "mütareke" dönemi yaratmak, akılcı bir strateji idi.
AKP iktidarı bir yandan kapıya dayanmış dış politika sorunlarına, bir yandan ekonomik meselelere yoğunlaşıp olumlu bir yönetim değişikliği gerçekleştiğini düşündürecek sonuçlar alacak, öte yandan da AKP'nin "gizli niyetler" taşıdığına dair şüpheler yatışacak, böylelikle bir umut ve güven havası doğacaktı.
Ama bu senaryo çalışmadı.
Ne ziyareti?
"İnadına aday" olan Bülent Arınç, Meclis Başkanı seçildikten sonra türbanlı eşini Cumhurbaşkanı' nı uğurlama törenine götürerek, yani türbanı devlet protokoluna emrivaki yoluyla sokarak Erdoğan'ın gündemini yırttı.
Şimdi, bir dini simge olarak türbanın kamu alanına sokulmasını kabul edilemez sayanlara, bu emrivakiye uzlaşma adına boyun eğmek mi kalacak? Bu olamaz.
Çünkü aksi yönde Anayasa Mahkemesi kararları var.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin oybirliği ile aldığı bir karar dün açıklandı. Bu kararda türbanın "Cumhuriyetin temel ilkelerinden laikliğe karşı başkaldırı simgesi" olarak kullanıldığı belirtiliyor.
Bu ne olacak?
Dün Genelkurmay Başkanı ile kuvvet komutanları, Başbakan Gül'e kutlama ziyaretine gittiler, 20 dakika görüştüler.
Daha sonra Meclis Başkanı Arınç'a yaptıkları ziyaret ancak üç dakika sürdü.
Açıklık iyi
Bu alışılmadık durum, ziyaretin kutlama amacından ziyade "Cumhuriyetin meclisine sahip çıkma" tavrını göstermek niyeti olarak yorumlandı. Yorum doğru mudur, yakında netleşir.
Ama askerin bu konudaki duyarlılığını bir şekilde belli etmesi, gizlemesinden daha sağlıklıdır.
Görmezlikten gelinen türban sorunu böyle oldubittilerle tırmandırılacak olursa bundan rejim ve hukuk devleti olduğu kadar AKP de zarar görecektir.
Dünkü olayı Tayyip Erdoğan ülkenin ve partisinin yararına kullanabilir.
Önünde iki tercih var:
Ya "Gündemimde türban yok" sözünü partisine de kabul ettirecek ve bu hassas sorunun dondurulmasıyla kazanacağı zamanı iktidarın başarısı için kullanacak veya bu disiplini kurmayı olanaksız görüyorsa, yargının da taraf olduğu geniş bir zeminde soruna bir çözüm aramanın kararını verecektir.
Şurası belli oldu ki "sonra bakarız" deyip türbana oldubittilerle tırmanma kurnazlığı yaratan bir siyaset, çıkar yol değildir.
Türban için zor karar
Tayyip Erdoğan "gündemimde türban yok" diyor ama bizce kendini kandırıyor. Çünkü gelişen olaylar, yeni bir karar vermesi için onu zorlamaya başladı.
Haberin Devamı

