Türban için son prova...

Haberin Devamı

Türkiye’nin 1980 öncesi yıllara ait anıları, günümüz gençlerine yardımcı olmuyor.

Çünkü onlar, anarşi ve terör döneminin ahlâkî yozlaşmasını, şiddet ve riya çürümesini görmediler.

Aynı oyunlar yine tezgâhta;

Benzer tuzaklar yine kuruluyor ve günümüz gençliği, tuzakları fark etmekte biraz yetersiz kalıyor.

Ortadoğu Teknik Üniversitesi, onur veren kuruluşlardan biridir.

Geçmişte de, toplumsal rahatsızlıkların erken uyarı sinyalleri ilk oradan gelirdi.

O nedenle bir kaç gündür yaşanan olumsuzlukları bu gözle değerlendirmekte yarar vardır.

Öğrencilerle güvenlik güçlerini karşı karşıya getiren sebep ODTÜ Ormanı’ndan yol geçirmek için çok sayıda ağacın sökülmesine öğrencilerin direnmesidir.

Ama sorun o noktada kalmamıştır.

Yine türban resti

Üniversiteye kayıt olmaya giden başörtülü öğrencilere sözlü saldırıda bulunulduğu iddiası, olayın boyutlarını büyütmüştür.

Çevreci gerginlik, kriz üretici türbanın katılımı ile dinamite dönüşmüştür.

Olay ODTÜ’de başörtülü öğrencilere yapılan sözlü uyarıdır.

Bu değişiklik iktidar kanadında zincirleme tepkiler doğurmuştur.

Tüm yetkili ağızlar da türbanı olayın merkezine koymuşlardır.

Başbakan Erdoğan inanç özgürlüğü ile öğrenim özgürlüğünün sonuna kadar kullanılacağını hatırlatırken üniversitelerin güvenliğini resmi polise devretme kararını açığa vurmuştur.

Sonuçları çok iyi hesap edilmelidir.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, kılık kıyafetle ilgili yasakların artık geride kaldığını belirtirken Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç olayı barbarlık diye nitelemiştir.

Başta türban ayrıntı gibi görülmüş gösterilmiş, sonra gerçek yerine konmuştur.

Öğrenci tavlamak mı?

Türbanlı bir grubun ODTÜ’lü öğrenciler tarafından uzaklaştırıldığına dair görüntüler vardır.

Nitekim saldırıda bulunmakla suçlanan ODTÜ’lü grubun Milliyet muhabirine anlattıkları, meselenin tarikat rekabetinden daha derin olduğunu gösteriyor:

“Söz konusu türbanlı arkadaşlar velilerin yanına giderek çocukları ODTÜ yurtlarında kalırsa alkolik ve kumarbaz olacaklarını, o yurtlarda kızlar ve erkeklerin beraber kaldıklarını söylüyorlar.

Biz buna müdahale ettik..”

ODTÜ olayına tepki gösteren devlet büyükleri bu gerçeği zamanında öğrenmiş olsalar acaba aynı yanlış değerlendirmeyi yaparlar mıydı?

Acaba bu aceleci tepkileri, iktidarın yakında türbanı kamu kurumlarına sokma hamlesine hazırlık mı kabul etmeliyiz?

DİĞER YENİ YAZILAR