Tuhaf sinyaller

Siirt seçimi, oyların sayımı ve sonuçların ilânı konusundaki hızıyla rekor kırmıştı. Tayyip Erdoğan'ın mecliste yemin etmesi, Başbakan Gül'ün istifasını verip yerine Erdoğan'ın yeni hükümeti kurmakla görevlendirilmesi de başka bir sürat rekoru oldu..

Haberin Devamı

Siirt seçimi, oyların sayımı ve sonuçların ilânı konusundaki hızıyla rekor kırmıştı.

Tayyip Erdoğan'ın mecliste yemin etmesi, Başbakan Gül'ün istifasını verip yerine Erdoğan'ın yeni hükümeti kurmakla görevlendirilmesi de başka bir sürat rekoru oldu..

Ama sonra tuhaf gelen, şüphe uyandıran bir yavaşlama görüldü süreçte.

Başbakan ve ona bağlı hükümet değişikliği, beklenmedik bir olay değildi. Takvim, Siirt seçimine bağlı olarak aylar öncesinden belliydi. Erdoğan'ın kabineyi çoktan belirlemiş olması gerekirdi.

Kaldı ki Irak'la bağlantılı tezkerenin aciliyeti yeni hükümetin bir an önce kurulması ihtiyacını dayatıyordu. Çünkü Amerika'nın baskıları artmış, hatta tezkerenin çıkmayacağı ihtimaline dayalı tedbirleri Washington hafiften yürürlüğe sokmaya başlamıştı.

Bu yavaşlık, tezkereden yan çizmeye yönelik bir oyalanma mıydı?

Hayırlı cuma inancı
Türkiye'nin Bush yönetiminden istediği garantileri içeren mektubu dün ABD Büyükelçisi Pearson'ın sunmasından sonra bu ihtimal ortadan kalktı. Yeni garantiler "iki başbakan" Gül ve Erdoğan'la Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özkök'ün yaptıkları toplantıda ele alındı.

AKP'nin meclisi bu hafta sonunda da çalıştırmak istediği haberi, tezkereyle bağlantılı ihtimali tümüyle gündemden düşürdü.

"Yeni hükümetin açıklanması niçin gecikti, Erdoğan neyi bekliyor?" sorusuna Ankara'dan gelen son cevap şudur: "Cumayı bekliyor!."

Şimdi itiraz gelecektir: "Ettiği laiklik yemini ne oldu?"

Tayyip Erdoğan veya sözcüleri de "Cumaların hayrına inanmanın laikliğe bir zararı olmaz" diyeceklerdir.

Toplumsal kültürün dokusunu büyük ölçüde din oluşturur. Gerçekten laikliğe zarar vermeyen kutsalların hayatımızda yaratacağı etkilere AKP iktidarında alışmak zorunda kalacağız.

Demokratik tedbir!
Tayyip Erdoğan bir röportajında (Cüneyt Ülsever/Hürriyet) politik kimliğini "Merkeze oturacak yapıda olan muhafazakâr demokrat" diye tanımlamıştı.

"Hayırlara vesile olsun" diye hükümetini Cuma günü açıklamak istemesi muhafazakâr kimliği ile uyuşuyor.

Ama kabinesinde görev vereceği kişilerden peşin peşin tarihsiz birer istifa mektubu topladığına dair bilgiler var.. Bakanları liderin fedaisi yapan bu küçültücü tedbir, demokrasinin hangi erdemine denk düşecek?

"Turgut Özal da yapardı" demek savunma değildir. Kötü örnek, örnek olmaz.

Tezkereyi imzaladıktan sonra mecliste ret oyu kullanan bakanlarla ilgili kötü tecrübeyi tekrar yaşamamanın daha saygılı bir tedbiri mutlaka vardır. Peşin istifa, lider sultasının işaret fişeğidir. Yeter, bıktik onlardan..

Uğura inanan bir "tek adam"..

Tayyip Erdoğan kendini böyle bir çerçeveye hapsetmesin.

DİĞER YENİ YAZILAR