Truva Atı

Türkiye 2004 yılı sonuna kadar Avrupa Birliği'nin yönetim standartlarına uyabileceğini kanıtlamak zorunda...

Haberin Devamı

Aksi halde üyelik müzakerelerini 2005'te başlatmak mümkün olmayacak.

Askerlerin siyasetteki ağırlıklarını ortadan kaldırmak bu sürecin zor fakat vazgeçilmez temel koşullarından biridir. Washington Post gazetesi "politikacıları denetlemek için askerlere dayanma alışkanlığı" nedeniyle bunun kolay olmayacağını yazdı.

Cumhuriyet bir devrimdir. Bu devrimin kurumlaşması sürecinde askerin oynadığı koruyucu rol despotik kimlikte olmadı, geniş tabanlı sivil desteği ile oldu.

Hatta din sömürüsünden oy avcılığı amacıyla yararlanan partiler bile, şikâyet ettikleri bu baskıyı, kendilerini belâlara karşı koruyan bir sigorta gibi kullandılar.

Unutmamak lâzım ki 28 Şubat MGK kararlarında
Erbakan'ın da imzası var.

Siviller hazır mı?
Şu da unutulmamalı: MGK ve asker gerçeği olmasaydı Tayyip Erdoğan değişimin erdemini belki bu kadar çabuk keşfetmeyecekti.

Ayrıca tabanındaki radikallerin aşırı taleplerini geri çevirmeyi veya ertelemeyi bu kadar kolay başaramayacaktı.

AB'ye gireceksek, Cumhuriyet'i demokrasiye terfi ettirmek zorundayız.

Evet bu askerlerden özveri bekliyor ama sivillere de büyük sorumluluklar yüklüyor.

Düne kadar asker olgusunu aslan terbiyecisinin kamçısı gibi kullanan siviller acaba rejime yönelik tehlikeler karşısında, askerlerin boşaltacağı mevzileri doldurmanın bilinçli cesaretini göstermeye razılar mı?

Bu soru AKP için de geçerli... Laik rejime bağlılığina güvenilmesini isteyen Tayyip Erdoğan "askerleri karşımıza almayalım" diye bastırdığı aşırıların karşısına çıkıp dolansız "hayır" demeye hazır mı?

Yeterlilik sınavı
Biz cumhuriyet birikiminin Türkiye'yi Avrupa demokrasisinin kalitelerine taşıyacak zenginliğe artık ulaştırdığına inanıyoruz.

Önümüzde bunun için anlamlı bir sınav var:
Diyanet'e komisyonda verilen 15 bin kadro mecliste, hükümetin talep ettiği 1600'e indirilecek mi? Bekleyip göreceğiz.

Cumhuriyet dün "Diyanet, imamların sıçrama tahtası oldu" diye yazdı.

İmam kadrosuyla Diyanet'e girenlerin 500'ü son 6 ayda başka bakanlıklara geçme başvurusu yapmış, 200'üne bu izin verilmiş.

Demek ki bir "Truva atı hilesi" işliyor...

Bu en azından devlet hizmetine girmek isteyen öteki üniversite mezunlarına haksızlıktır.

Bu haksızlığı ve içerdiği kadrolaşma hamlesini önlemek sivil toplumun sorumluluğudur.

Asker yardımı olmadan bu hileyi bozamıyorsak söyler misiniz hangi yüzle "Bizi AB'ye alın" diyeceğiz?

DİĞER YENİ YAZILAR