Torbalı demokrasi!

Haberin Devamı

Son genel seçimi “tam isabet”tahmin eden A&G şirketinin Ekim anketinde kararsızlar AKP’nin üstüne çıktı.

Tepki göstererek sandığa gitmeyeceğini, gitse de boş oy kullanacağını ve şu anda kararsız olduklarını söyleyenler seçmenlerin yüzde 30.8’ini oluşturuyor.

Sonra AKP yüzde 28.6, CHP 14.5, MHP 12.9 diye sıralanıyor.

AKP’nin yüzde 41.3, CHP’nin yüzde 21, MHP’nin yüzde 18.6 olarak dizildiği sıralama, kararsız oyların dağıtılması ile bulunuyor.

Kararsız seçmenlerin çoğunluğu iktidar partisinden kopmuş insanlar değil midir genellikle?

İmarethane gibi

Seçim günü geldiğinde öfkesini ve tereddüdünü yenip sandığa gidecek olanların normal olarak başka bir partiyi denemesi beklenir. Yani AKP’nin yüzde 41’i bulamaması gerekir.

Ama gerçek, daha doğrusu bizim gerçeğimiz bu mu? Hayır değil!

AKP, devletin sosyal yardım görevlerini geçmişe dönük anlayışı ile tarif ederek devleti ve belediyeleri dev bir “imaret” örgütü haline getirmiş, yoksul yığınları oy ambarı gibi kullanmaya başlamıştır.

Tuhaf bir çelişki yaşıyor demokrasimiz.

Ekonomik gelişme ve gelir dağılımı adaleti alanında başarısız iktidarlar oy kaybederler ama bizde yoksullar ve yoksulların yardımlara bağımlılığı arttıkça iktidar partisinin kazanma şansı artıyor.

İpotek etkisi

Yeni bütçede halka bedava kömür dağıtan kurumlara 1,1 milyar YTL kaynak aktarılacağı bildiriliyor.

Bu iş beş yıl önce 687 bin ton kömürle başladı ve katlana katlana 2008’de 1 milyon 750 bin tona dayandı. 2009 seçim yılıdır fakir fukara iliklerine kadar ısınacaktır!

Devlet bütçesinden yapılan yardımlara paralel olarak AKP’li belediyelerin git gide yaygınlaştırdığı gıda dağıtım organizasyonları, artık seçimlerin neredeyse bir numaralı tayin edici unsuru haline gelmiştir.

İnternette ihale siteleri, çocuk montundan süt ve gıda torbası alınacağına, alış veriş çekleri ve market fişleri dağıtılacağına kadar çeşit çeşit ilânla dolu.

Elbette yoksul vatandaşlar kaderlerine terkedilmemeli. Ama bunu seçimde rekabet ahlâkını yozlaştırmadan ve siyasi yarışın adaletini bozmadan yapamaz mıyız?

Kaderini rüşvet yiyen seçmenlerin belirlediği bir toplum, zamanı gelmiş iktidar değişimlerini sandık yoluyla gerçekleştiremez.

O zaman ne olacak?

Yolsuzluklar, terör ve işsizlik yüzünden AKP’nin halk desteğinde hızlanmış bir gerileme izleniyor. Kömür ve gıda yardımları bu yığınları kirlenmiş ve başarısız bir iktidara daha tahammüllü hale getirir mi?

Getirirse demokrasimizin de başına çuval geçirilmiş olmaz mı?

Önümüzdeki yerel seçimler, sadaka siyasetinin demokratik geleceğimiz üzerindeki ipotek etkisine ışık tutacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR