Toptancı devlet

Suçu önlemek, vatandaşı korumak devletin en önemli görevlerinden biri. Devlet bu görevini kurumları ve elemanları ile yapar

Haberin Devamı

Suçu önlemek, vatandaşı korumak devletin en önemli görevlerinden biri. Devlet bu görevini kurumları ve elemanları ile yapar.

Ama herkes biliyor ki, rüşvet ve adamsendecilik kamu otoritesini kör ve topal ediyor. Siyasetçilerin olduğu gibi bürokratların da dokunulmazlıkları var. O nedenle de bütün hesabı vatandaş ödüyor.

Sosyetenin gözdesi Hummer ciplerin düşük bedelli sahte faturalarla ithal edildiği ihbar edildikten sonra soruşturma başladı. Devleti vergi kaybına uğratmanın sonuçları (ağır para cezası ve hapis) bilindiği için geniş bir kesimin önünde uykusuz, tedirgin geceler bulunuyor.

Aynı sahtekârlığın başka lüks markalarda da yapıldığı, bu nedenle soruşturmanın genişletildiği bildiriliyor.

Doğuş Motor Genel Müdürü Tanju Özenç "Biz bir satıyorsak onlar iki satıyor" dedi dün. "Onlar" dediği, bazı galeriler. Suçları sabit görülen satıcılar elbet cezalarını çekmeli ama rekabetçi bir piyasada, herkesin gözü önünde iş yapan galerilerden daha ucuza araba alanların günahı ne?

Şu denebilir: 110 bin dolarlık bir aracı satın alma gücüne sahip bir insan 10 bin dolara tamah eder mi? "Ucuzdur, vardır bir illeti" veya "Aza tamah çok ziyan getirir" ata sözlerini hiç duymamış mı bunlar?

Tamahkârlık, halkımızın genetik hastalığı değildir. Bu hastalığı, kamu otoritesinden yoksun hayatımız üretiyor.

Sahtecilik ve vergi kaçağı, daha ilk örnekleri yaşanırken yakalansa, birkaç galeri ile üç beş alıcı ceza görür ve bu ibret toplumu da, devleti de korurdu.

Pek çok alanda olduğu gibi birikti birikti, şimdi katliam yapılacak. Seyredenlere ise hiçbir şey olmayacak!

Böyle başa böyle tıraş
Kamu ihaleleri ile inşa edilen yapılar hem pahalı, hem çürük olur. Ve asla zamanında bitmez. Çünkü halkın hakkını savunan yoktur. İzmir Adliye binası inşaatı 14 yıl önce başladı. Müteahhide sadece son iki yılda 31 trilyon lira ödendi. İşin ne zaman biteceği de meçhuldü.

Adalet Bakanı Cemil Çiçek, müteahhidi makamına çağırıp ültimatom verdi:

"Başka ödeme yok.. Hazirana kadar isi bitirmezsen bir yolunu bulur seni içeri attırırım.."

Şimdi Adalet Sarayı 12 Haziran'da hizmete açılacak. "İşi bitiren adalet anlayışı, Cemil Çiçek'in işgal ettiği makama hiç uymuyor" diyebilirsiniz.

Ama bu tecrübe, adaletin sonuç almak için yaşadığı kültüre uygun yaratıcılıklar göstermesi gereğini doğrulamıyor mu? Zalimliğe sapmamak koşulu ile kamu hakkını arayan bir irade, milletin özlemidir.

DİĞER YENİ YAZILAR