Top yuvarlaktır!

Haberin Devamı

Yıllar önce çok bilinen bir slogan vardı: “Ne sağcıyız ne solcu, futbolcuyuz futbolcu...”

Partiler, futbolun büyük şemsiyesi altında birleştiler ve o sloganı beklenmedik biçimde hayata geçirdiler.

Sonra Cumhurbaşkanı Gül ile Başbakan Erdoğan’ın kaptanlıklarını yaptıkları iki takıma ayrıldılar.

Erdoğan’ın takımı şike cezalarını hafifleterek içeridekileri kurtaracak düzenlemeler getiren yeni bir yasa yaparak ilk golü attı.

Abdullah Gül de yasayı veto ederek takımı adına durumu eşitledi: 1-1

Şimdi uzatmalar oynanıyor.

Yasayı hayata geçirmeye çalışanların maçı kazanacakları ihtimali şu anda daha yüksek görünüyor.

Çünkü dün iktidar partisi de, iki muhalefet partisi de, veto yiyen yasayı hiç değiştirmeden geri göndererek Cumhurbaşkanı’nı savunmasız bırakacaklarını ve yasayı Gül’e rağmen yürürlüğe sokacaklarını belli ettiler.

Gül’ün penaltıyı kurtarma imkânı var mı?

Zor ama yine de unutmamak lâzım:

Top yuvarlaktır.

Ve siyasetçiler de pek köşeli değiller!

İktidar milletvekillerinin Çankaya’ya karşı muhalefetle oluşturduğu güç birliği ve AKP’nin bu nedenle uyandıracağı şüpheleri göze alma hâli, siyaset kazanlarının fokur fokur kaynamaya başlamasına sebep oldu.

Başbakan’ın ameliyat yorgunluğunu atmaya çalışırken yarattığı boşluğun getirdikleri onun Cumhurbaşkanı seçilerek partinin başından ayrılması halinde tanık olacağımız sürprizlerin fragmanı gibiydi.

Bülent Arınç “Tayyip Erdoğan’a da biat etmedim” deyiverdi durduk yerde.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar “Allah’ın sayesinde milletvekili oldum” diye peşinden geldi.

Bu sözlerin muhatabı önemli bir ameliyatın nekahet dönemini geçiriyor; doğru olsa bile söylemenin zamanı mı?

İnternet’te dün yoğunlaşan yorumların büyük çoğunluğu “AKP’de bir şeyler oluyor” vurgusunu yapıyordu.

Bu tahmin miydi yoksa beklenti mi; bize kalırsa beklentidir, dilektir büyük ölçüde.

Çünkü Erdoğan’ın asabi liderliği sayesinde sağladığı disiplinden sıkılan ve değişiklik özlemi çeken bir kitle bulunuyor.

Başbakan’ın yarattığı sessizlik, hayal kurmaya ve fantezi yapmaya özgürlük alanı açmıştır.

Abartmamak lâzım..

Partilerin şike konusunda gerçekleştirdikleri işbirliğini, güzel bir alışkanlık olarak yeni Anayasa sürecine taşımalarını dileriz!

Fiyakayı bırakın!

Enflasyon için rahmetli Özal “dokuz canlı canavar” derdi. Yıllar sonra işte yine kıpırdamaya başladı.

Yılın ilk 11 ayında enflasyonun 9,82’ye yükselmesi, yıllık bazda çift haneli rakamlarla tekrar yüz yüze geleceğimiz ihtimalini ortaya çıkarıyor.

Paramızın değer kaybı yıllardan beri yüzde 10’un üstüne çıkmıyordu. Bu bir başlangıç olmamalıdır.

İktidarın haklı olarak övündüğü enflasyona direnme başarısı tehlikeye girerse yazık olur.

Bu büyü kaybolduğu takdirde morallerin ve dengelerin de bozulacağı unutulmamalı.

Enflasyon sosyal adaletin en acımasız düşmanıdır. Fakir fukaranın rızkına musallat olmuş bir parazit gibidir, her türlü haksızlığın maşasıdır.

Hükümet fiyakayı bırakıp gerçekçi tedbirlere yönelmelidir.

Çünkü hezimet ağırlığında bir başarısızlık duruyor önümüzde.

Hedef yüzde 5,5 denmiş ama 11 aylık gerçekleşme yüzde 9,48 olmuş.

Yüzde yüze yakın bir sapma var...

Ekonomi takımı, yitirdiği güven ve itibarı geri almanın çaresini mutlaka bulmalıdır!

DİĞER YENİ YAZILAR