Liderler içerdeki muhalifleri partiden atıyorlar.
Bizim gibi dışardan eleştiri yapanları da yarından itibaren hapse attıracaklar!
AKP iktidarının en hayırlı icraatı AB hedefine yürüme kararlılığı olmuştur. Bu kararlılık, siyasetçinin ruhunu değiştirmemiş olsa bile demokrasimize ve adalet özlemimize güvenceler sağlamıştır.
Başbakan Erdoğan, kendisini oynadığı yumağın iplerine dolanmış kedi gibi yansıtan karikatürü nedeniyle Musa Kart'ı mahkemeye verip onu tazminat ödemeye mahkum ettirdi.
Yarın yürürlüğe girecek TCK'nın medya terminatörü olarak içine yerleştirilmiş maddeleri sayesinde benzer eleştirilerin sahiplerini artık hapse de artırabilir.
Ama bu ilkel tahammülsüzlüğün saltanatı ne kadar sürecek ve kendilerine ne getirecek?
Ben söyleyeyim:
Ancak utanç getirebilir!
Çünkü bir-iki yıl içinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, eleştiriyi cezalandırdığı için Türkiye'yi tazminat ödemeye mahkum edecektir.
Bu bir fal değil, AİHM'den yeni çıkmış bir örnek kararın ışıltılı yansımasıdır:
Ukrayna'daki Gün gazetesi iki parti lideri hakkında Ormanda aslanla karşılaştığında ne yapacağını bilmeyen minik kuşlar" benzetmesi yapmış, mahkeme de gazeteyi iki lidere tazminat ödemeye mahkum etmişti.
AİHM Ukrayna devletini, gazeteciye verdiği para cezasını yüze katlayan bir tazminata mahkum etti.
Karar gerekçesinde de iyi bir ders verdi:
"Ukrayna mahkemesi, politikacının haklarını kamuoyunun bilgi edinme hakkının önüne geçirmiştir. Yazıların dili alaycı, polemikçi ve serttir. Bunun politikacıları incitmiş olması anlaşılır bir şeydir. Ancak politikacıların bu mesleği seçerken sert eleştiriler alabileceklerini baştan kabul etmeleri, demokrasinin şartlarından biridir."
Dileriz siyasetçilerimiz Türkiye'yi ve kendilerini rezil etmeden bu gerçeği anlarlar!
Bu da mı cahillik?
Isparta'nın Sütçüler Kaymakamı, kamuya ait kitaplıklardan Orhan Pamuk kitaplarının toplatılarak imha edilmesi için emir vermiş.
Bereket kitaplıklarda Pamuk'un kitapları çıkmamış.. Allah bizi koruyor.
Haberi İçişleri Bakanı duyup vali kanalıyla kaymakamlık emrini durduruncaya kadar iş işten geçmiş olabilirdi.
"Türkiye Avrupa'ya ait değildir" diye avaz avaz bağıran AB'deki Türkiye karşıtlarına arayıp da bulamayacakları bir kozu verebilirdik.
Hoş, kaymakam düzeyindeki bir kamu yöneticisinin niyeti bile yeterince kötülenmemize yetecektir ama ateşe atılan kitap görüntüleri vermemek bile sansür.
Bütün kötülükleri cahilliğe bağlıyoruz, buna ne diyeceğiz?
Bayrak yakmaya niyetlenen cahillere okumuşlarımızdan biri kitap yakmakla karşılık verebiliyorsa nasıl çıkacağız bu işin içinden?
Nefret ve paranoyanın genişlemesine karşı durmak akıl ve vatan sevgisi taşıyan herkesin birinci görevi olmalı şu sıralar..
Tokat gibi..
Liderler içerdeki muhalifleri partiden atıyorlar. Bizim gibi dışardan eleştiri yapanları da yarından itibaren hapse attıracaklar!
Haberin Devamı

