Adalet Bakanı Cemil Çiçek Cumhurbaşkanı seçimini iki yıl önceden gündeme getirmenin "tezgâh" olduğunu söylüyor.
Bu tezgâh da AKP'yi Türkiye'nin gündeminden koparmaya, onun etrafında bir korku üretmeye ve karambolda halktan kopuk insanları iktidara getirmeye hizmet edecektir.
Doğru teşhis sorun çözmeye yetmez.
Önemli olan doğru çözümleri cesaretle ve hızla hayata geçirmektir.
Eğer iktidar etrafında korku üretmeye çalışanlar başarılı oluyorsa, siz istemeseniz de sorun gündeme girmiş demektir.
Ve onu tartışmak, gündemden kopmak sayılmaz. Yeter ki birbirimizi anlayabilelim ve söylediklerimiz çözüme katkıda bulunsun..
CHP sorun çözemez ama bunalımı koklamaktaki şöhreti de inkâr götürmez. Deniz Baykal bakın dün ne dedi:
"Türkiye türban, imam hatip ve Kuran kursları üçgenini tartışır hale geldi. Artık bunları konuşacağız. Bu doğru bir yaklaşım değil.."
Türban oyunları
Baykal'a göre türbanlı başbakan ve bakan eşlerinin özellikle dış ülkelerde simge olarak yarattıkları görüntü "Türkiye'nin nereye gittiği mesajı nı veriyor.
Cemil Çiçek siyasi iktidarın etrafında korku yaratanları acaba doğru adreste mi anyor?
Büyük sorun güvensizliktir. İktidar ve muhalefet birbirlerine güvenmiyor. AKP'ye göre ana muhalefet tezgâh peşinde. CHP de iktidarın türban tezgâhı içinde olduğuna emin.
Baykal dün CNN Türk'te, sözünün başörtüsüne değil, siyaset aracı yapılan dini simge türbana yönelik olduğunu belirterek şöyle dedi:
"Sorun türbanın resmileştirilmesidir. Devlete türban takılmasıdır. Devlete türban giydirirseniz başı açık dolaşmak mümkün değildir. Önce eşi türbanlı Cumhurbaşkanı, sonra türbanlı bir Cumhurbaşkanı.. Bu Türkiye'ye kimlik krizi getirir."
Baykal'ın sözünü ettiği krizi yaşıyoruz zaten. Önümüzdeki mesele, galip-mağlup yaratmayan bir çözüm üretmek, Cumhurbaşkanı seçimini türban savaşına indirgememektir.
Galiba riski en az olan çözüm yolu, demokratik bir seçimle sonuca gitmektir.
Demirel çözümü
Eski Cumhurbaşkanı Demirel de, CHP lideri Baykal da 2007'de döneminin sonuna gelecek olan bu meclisin Cumhurbaşkanı seçmesini doğru bulmuyorlar.
Seçimi bu meclisin yapmasında elbet teknik ve hukuki bir engel yok ama temsil yetkisi bu kadar eskimemiş bir meclisin Cumhurbaşkanı seçmesi herhalde daha demokratik olur.
Deniz Baykal çözümü şöyle formüle ediyor:
"2007 nisanında parlamento yenilensin, mayıs ayında yeni parlamento Cumhurbaşkanı'nı seçsin."
Demirel ise "Cumhurbaşkanı'nı halka seçtirmek lâzım" diyor.
Daha önce belirttik, bizim oyumuz da Demirel çözümünden yanadır.
Seçim yasasının cilveleri nedeniyle temsil kabiliyeti daima tartışmalı olan, telkin, teşvik ve korkutmalardan etkilenmesi her zaman mümkün olan bir meclise Cumhurbaşkanı seçtirmek niye?
Cumhurun kendisi ne güne duruyor?
Aracısız çözüm, en azından siyasetçilerin ürettiği sorunlardan kurtarır bizi!
Tezgâha tek çare
Adalet Bakanı Cemil Çiçek Cumhurbaşkanı seçimini iki yıl önceden gündeme getirmenin "tezgâh" olduğunu söylüyor
Haberin Devamı

