Tezgâha gelmek!

Bizim Kuran, türban ve imam hatip dışında bir derdimiz yok mu?

Haberin Devamı

Bizim Kuran, türban ve imam hatip dışında bir derdimiz yok mu?

Başbakanı dinlersek yok..
Üzüntü ve tedirginlik veren bir durum bu. Çünkü bir ülkenin ufku onu yöneten siyasi iktidarın hayalleri ve uğraşları ile sınırlı olur.

AKP iktidarı, heyecan veren bir AB motivasyonu ile çıkışını yaptı.

Siyasal islâm köklerini hatırlatacak eylem ve söylemlerden uzak duran anlayış, AB'de havalar bozunca yalpalamaya başladı.

Şimdi başımızda, dindarların mağdur olduğunu söyleyen, bu durumu Amerika'ya ve AB'ye bile şikâyet eden, bir anlamda Cumhuriyet değerlerine muhalefet eden bir Başbakan var.

Yasak varmış gibi..
İzinsiz Kuran kurslarını teşvik eden vetolu yasa konusunda Tayyip Erdoğan'ın söyledikleri mugalata (yanıltmaca) değil mi?

"Bir taraftan diyeceğiz ki, misyonerler geldi İncil dağıtıyor, ama öte yandan Kuran'ı öğrenmeyi yasaklayacaksın.. Bir çocuğun Kuran'ı öğrenmesinin ona getireceği olumsuz ne olabilir?"

Başbakan, Kuran öğrenmenin önünde yasak var yanılgısı yaratiyor.

Oysa Diyanet 5 bin kursla bu eğitimi veriyor. Yasak olan, bazı tarikatların cumhuriyet düşmanı militanlar yetiştirmek amacıyla örgütledikleri tekke ve zaviye benzen kurslardır.

Devlet çocukları ve kendini korumak zorundadır. Çünkü böyle yerlerde din değil hurafe öğretiliyor.

Erdoğan "Benim tezgâhımdan geçmiş olanların ülkeme ne zararı var ki?" diye sormuş.

Cevabını vermek için biraz daha beklemek gerektiğini düşünüyoruz.

Referandum tezgâhı
O tezgâhın etkileri tazeyken Tayyip Erdoğan "Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor, tabii elden gidecek yahu!" diyor, hem laik hem Müslüman olunmayacağını söylüyordu.

Sonra "Milli Görüş gömleğini çıkardık" dedi.

Hiç giymemek daha iyi olmaz mıydı?

Kader, tezgâhtan geçen herkese pişmanlık şansı sunmakta onunki kadar cömert davranacak mı?

Ve o pişmanlık kalıcı olacak mı? Meselâ Başbakan punduna getirip türban için referandum yapma hevesinde olduğunu belli ediyor. "Timing'i (zamanlaması) önemli" diyor, başka derdi yok.

Oysa türban referandumu, cumhuriyetin temel değerlerinin sorgulanmasıdır, kaos davetiyesidir.

Tezgâhtan geçenler bile böyle bir tezgâha asla gelmemeli!

DİĞER YENİ YAZILAR