Dünyanın başındaki en büyük sorun, İslâm adına hareket ettiklerini söyleyen örgütlerin yürüttükleri terördür.
İslâmi terörün çatı örgütü de El Kaide...
The Observer Gazetesi'nin yıllarını Afganistan'da geçiren tecrübeli yazarı Jason Burke, adı "El Kaide" ve alt başlığı "Terörün Gölgesi" olan kitabında şu soruya cevap arıyor:
"Tehdidin sembolü olan El Kaide nedir? Suçlu bir beyin tarafından yönetilen disiplinli, davasına bağlı bir terörist grup mu, yoksa bundan daha karmaşık daha meşum bir şey mi?"
Jason Burke, medeniyetler çatışması cehennemine sürüklenmemek için başta batılılar, herkesin bu affedilmez, korkakça ve alçakça eylemlerin altındaki sebepleri aramak zorunda olduğunu yazıyor.
Çünkü bu yeni terör türü, devletlerin şimdiye kadar izledikleri örgütlerden daha tehlikeli bir yapı oluşturuyor. Örgütsel yapı ve çağdaş iletişimin en uç noktalara erişim olanaklan, Bin Ladin'in genç bir adamı insan bombasına dönüştürebilen söylemlerine sınır koydurmuyor.
Derindeki sebepler
Çekilen fotoğraf gerçekçidir: İslamcı militanlığın kökenindeki sebepler arasında toplumsal ve ekonomik sorunlar kritik önemdedir.
Bu sorunlar İslâm dünyasında daha yaygın. Fas'tan Endonezya'ya kadar ekonomiler perişan. Nüfus artışı hızla devam ediyor. Okul bitiren gençler işsizler ordusuna katılıyor, işsizlik yükseliyor, kentlerde konut ve sağlık sorunları büyürken zengin-yoksul uçurumu derinleşiyor.
Siyasi sisteme inanç varsa, bu sorunlar tek başına terörizmin sebebi olamazlar. Ama çözümler gecikiyor ve "öfke, sembolik alana, Bin Ladin ile yakın çevresinin uluslararası, kıyametçi diline kanalize oluyor."
Jason Burke, terörle savaşın salt askeri güçle çözülemeyeceğini savunuyor.
Büyük Ortadoğu Projesi, ilhamını aynı görüşten almış bir arayış kuşkusuz. Ama demokrasi öneren dünya gücünün inandırıcı olabilmesi için Filistinlilere reva görülen haksızlığa son verilmesini sağlaması, Irak'taki düzeni sağlayarak bir an önce yönetimi, oluşacak demokratik otoriteye devretmesi gerekiyor.
Güvence ve doğru hedef
Türkiye'de irticai terörün tehdit oluşturacak büyüklükte bir yandaş kitlesi sağlaması mümkün değil. Çünkü siyasi sistem güvenilirliğini kanıtlamıştır. İslâmi köklere dayalı AKP'nin bugün iktidarda oluşu bile bunun kanıtıdır.
Fakat İslamcı militanlığı besleyen başta işsizlik ve kalitesi düşük eğitim olmak üzere ekonomik ve toplumsal sorunlar birikmeye devam ediyor.
Başbakanlık gizli bir genelge yayınlayarak kamu kuruluşlarının yazışma ve açıklamalarında "İslâmi terör, kara çarşaflı, çember sakallı" gibi deyimlerin kullanılmasına yasak getirmiş..
Türkiye'yi İslâmi terörün etkilerine karşı güçlendirmek adına alındıysa, bu "tedbir" in, meleklerin cinsiyetini tartışan Bizanslı papazların beyhude gayretlerinden fazlasını getirmesi düşünülemez.
Terör insanlığa ve dine karşı işlenen bir ihanet suçudur. Bu suça karşı laik ve demokratik cumhuriyetin erdemlerine inanarak onu güçlendirmek tek yoldur.
Ekonomik gelişmesini sağlayıp güvenliğini de uluslararası sistemin garantisine alacak AB üyeliği kapısına da bu ülke, bu sayede gelebilmiştir.
"İslâmi terör" deyimi yasaklanarak İslâm korunmaz. Hükümet teferruatla uğraşmasın..
Terörün adı
Dünyanın başındaki en büyük sorun, İslâm adına hareket ettiklerini söyleyen örgütlerin yürüttükleri terördür
Haberin Devamı

