Terörle dans olmaz

Büyükelçi, Hürriyet yazarı Sedat Ergin'e şöyle diyor: "Türk parlementosunun Eve Dönüş yasası ile ilgili kararını bekliyoruz. PKK ya teslim olacak ya da bunun alternatifini göğüsleyecek. Alternatif askeri güç kullanımıdır."

Haberin Devamı

ABD Büyükelçisi Pearson'ın şu sözlerine olumlu bir anlam yüklemekte zorlandım.

Büyükelçi, Hürriyet yazarı Sedat Ergin'e şöyle diyor: "Türk parlementosunun Eve Dönüş yasası ile ilgili kararını bekliyoruz. PKK ya teslim olacak ya da bunun alternatifini göğüsleyecek. Alternatif askeri güç kullanımıdır."

İlk bakışta memnuniyet verici bir destek havası var. Ama biraz düşününce çelişki rahatsız edici boyutlarda kendini gösteriyor:

Terörizm, kendi başına ve hiçbir şarta bağlı kalınmadan mücadele edilmesi gereken düşman değil midir Amerika için? ABD, Afganistan ve Irak rejimlerini yıkıp bu ülkeleri terörün başını ezmek gerekçesiyle işgal ermedi mi?

O halde, terör örgütü olduğunu kabul ve ilân ettiği PKK-KADEK'in 5 bin militanı ile ABD'nin kontrol ettiği topraklardan Türkiye'ye tehdit yöneltmesine niçin seyirci kalıyor?

Harekete geçmek için neden bir şeyler bekliyor?

Sorulara devam...
"Eve Dönüş yasası ile ilgili karan bekliyoruz" demek, teröre karşı harekete geçmek için şart öne sürmek anlamına gelmiyor mu?

ABD doğrudan kendisine yönelen teröre başka, uzağındaki teröre başka gözle mi bakıyor?

Böyle bir yaklaşım, terörü politikaya alet eden bir ilkellik ve adaletsizlik değil midir?

ABD, tezkere kızgınlığının acısını çıkarma zaafı yüzünden terörle mücadele misyonunun inandırıcılığını zedelememelidir. Aksi halde Afganistan ve Irak'taki askeri başarılan sıfıra indiren ve bütün dünyaya kötülük olan bir tarihi yanlış yapılmış olur.

PKK'ya karşı harekete geçmek için Türk parlamentosundan çıkacak pişmanlık yasasının kalitesini denetlemeye kalkışmak, ABD'yi müttefiklerini terbiye etmek için terör tehdidini bile araç olarak kullanan bir ülke konumuna sokar. Bu da sıfır itibar ve çok güvensizliktir.

ABD'nin şevki
CHP lideri Deniz Baykal'ın sesine kulak vermek lâzım: "Amerika PKK-KADEK'i terör örgütü olarak kabul ediyor. Ama hiçbir ciddi önlem almıyor. Türk hükümeti, ABD'nin terör ötgütü kabul ettiği PKK'ya karşı, terör örgütü muamelesi yapılmasını istemelidir. Türkiye'nin kontrolünde El Kaide militanları olsa ABD ne yapar?"

PKK'ya karşı harekete geçmekte bu kadar gecikmek bile ABD'nin terörizme karşı üstlendiği misyona zarar veriyor. ABD işgali altındaki Irak'ta, 30 bin insanın ölümünden sorumlu bir terör örgütünün barınmaya devam etmesine Washington akılcı ve onurlu bir açıklama bulamaz.

Amerika bu lânetli gücü tasfiye ederek Türkiye'ye iyilik ermeyecek, dünyaya karşı verdiği taahhüdü yerine getirecektir.

Büyükelçi "PKK'yı Türkiye'ye karşı kullanmak istediğimiz şeklindeki maksatlı ve gerçek dışı haberler şevkimizi kırıyor" diyor. Boş lâf bu.

Süper güç Amerika'yı düşmanları mı yönetiyor?

DİĞER YENİ YAZILAR