Teröriste rica!

Güven kaybolduğu zaman bir süper devletin bile çağrısı ile niyeti arasında uyum şüphesi doğabiliyor.

Haberin Devamı

Güven kaybolduğu zaman bir süper devletin bile çağrısı ile niyeti arasında uyum şüphesi doğabiliyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Sean McCormack dün yazılı bir açıklama yaparak PKK'yı silâhları bırakmaya ve eylemlerine son vermeye çağırdı.

Dün bölücü terör örgütünün kanlı eylemlere başladığı günün 22'nci yıldönümü idi. Amerikalılar hesabı iyi tutmuşlar:

15 Ağustos 1984'ten bu yana 30 binden çok asker, polis ve sivilin öldüğünü, Apo'nun yakalanması ile birkaç yıl ara veren terör saldırılarının 2004 yılında tekrar başladığını, son iki yılda da 500 sivilin ve güvenlik mensubunun daha hayatını kaybettiğini hatırlatıyorlar.

Ardından bebek katillerinin taş kalbini sözde yumuşatacak akıllı, duygulu uyarılar geliyor:

"Bu şiddet Türk ve bölge halkları için daha demokratik ve güvenli bir gelecek ihtimalini zayıflatmakta ve PKK'nın temsilcisi olduğunu iddia ettiği Kürt kökenli vataşlarının beklentileri önemli ölçüde geriletilmektedir."

Teröristin akıl yoluna gelmeye ikna edilemeyeceğini, onun sadece güçten anlayacağını söyleyen ve bu önkabulden yola çıkarak okyanusları aşıp terör bahanesiyle ülkeler işgal eden Amerika, terörle mücadele yönteminde reform mu yaptı yoksa bizi oyalayarak zaman kazanmaya mı çalışıyor?

Artık şunun anlaşılması lâzım: PKK alçaklıkta her gün yeni rekorlar kıran pusuları ile vatan evlâtlarını yok ederken millette bıçak kemiğe dayanmıştır. Seçim yaklaştığı için AKP bile PKK'nın bu "vur-kaç"larına katlanamaz. Çünkü seçmen iktidarın sabrını hayra yormayacak, cezalandıracaktır.

AKP "Sabrımızın sonuna geldik" diyorsa Amerika buna inanmalıdır.

İş işten geçmeden işgal ettiği Irak topraklarında barınan PKK'ya ne gerekiyorsa onu yapmalıdır.

Amerika dünyanın neresinde "terörist örgüt" ilân ettiği haydutlara "Durun.. Yapmayın" diye yalvardı? Ayıptır!

*****


Sosyal devlet öldü!
"Sosyal devlet" kimliği ve niteliği hiç bu kadar kaybolmamıştı.

İlaç tasarrufu ile ilgili uygulama artık vatandaşlara en zor zamanlarında hakaret halini almıştır.

Yıllarca çalış, prim öde, sonra devlet sağlıklı yaşaman için muhtaç olduğun ilacı senden esirgesin!

Evet bu acayiplik, üstelik kendisini dindar ve yardımsever sayan bir partinin iktidarında cereyan ediyor.

Kemik erimesi ilacından sonra kolesterol ilaçlarında da rezaletler çoğalmaya başladı: Doktor ölçüm yaptırıyor. Hastada kolesterol sınırda çıkınca, tasarruf genelgesi gereği ilacı kesiyor.

Yahu hastanın ilaç kullandığı için kolesterolü sınırda çıktı. O ilâcı almadığı takdirde birkaç hafta içinde yeniden tavana vuracak.

Bunu bilmiyor musunuz? Allah'tan korkmuyor musunuz?

Damarı tıkanır, kalp krizi geçirir ölürse "tam tasarruf" yaparsınız, tamam!

Peki felç olursa sigortaya daha büyük masraflar açılır diye düşünmüyor musunuz?

Haydi, insan hayatına saygınız yok, hesap da mı bilmezsiniz!

DİĞER YENİ YAZILAR