Amerika, hür dünyanın liderliğini yaptığı dönemlerin anılarına leke sürüyor, o misyonuna ihanet ediyor.
Yaşadığı ağır yenilgi ardından PKK, yaralarını Amerika'nın kucağında sarmıştır.
Bebek katilini paketleyip Türkiye'ye teslim eden bu ülke, bugün aynı tehdide karşı meşru savunma hakkını kullanmak isteyen müttefikinin elini tutuyor.
Kuzey Irak'taki PKK varlığına sözde son verme amaçlı üçlü terör toplantılarının ikincisi Washington'da yapıldı. Sonuç, teröre karşı uluslararası dayanışma adına tam bir fiyaskodur.
Associated Press'e bir Amerikalı yetkili bakın ne demiş:
"ABD kendini arabulucu olarak görmektedir. Türkiye ile Irak arasında uzlaşma sağlanması için koordinasyon görevi üstlenmektedir.."
Hakaret kokan, alaycı ve intikamcı bir yaklaşımdır bu.. Amerika Irak'a Türkiye'nin talep ve şikâyetlerini aktaracak, ülkeye egemen bir otorite haline gelmeyi başardıktan sonra Irak yönetimi PKK'nın icabına bakmayı düşünecek..
Amerikan işgalinden önce Türkiye'nin Kuzey Irak'la ilgili bir sorunu yoktu.
Şimdi varsa, sebebi de muhatabı da Bağdat'taki iktidarsızlar değil, işgal otoritesi olan Bush yönetimidir.
İntikam mı bu?
Irak'ın uluslararası terörle bağlantısı yoktu. Bush "var" dedi ve dünyanın öbür ucundan gelip Irak'ı işgal etti. Şimdi elli yıllık müttefiki Türkiye'ye, kendi günahını ödetiyor.
Washington yönetimi, Amerika'nın Irak'ta batağa saplanmasından Kuzey'den harekâtı önlediği için Türkiye'yi sorumlu tutuyor ve hâlâ bunun intikamı peşinde koşuyorsa büyük bir yanlış yapıyor demektir. Adaletten nasibini almayan güç, önünde sonunda kendini yer çünkü.
Ankara bir yandan Amerika'ya yanlışını sürekli hatırlatan ve haklarını isteyen tutumunu ısrarla sürdürmeli, bir yandan da PKK ile mücadelede dışardan destek almayacağı hesabı ile tedbirlerini geliştirmelidir.
Başbakanlık Sözcüsü Beki'nin dünkü açıklamasına bakılacak olursa Başbakan Erdoğan, teröre karşı askeri mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine inanıyormuş.
Doğru bir tercihtir bu. Terörle pazarlık olmaz.
Kaldı ki AB reformları çerçevesinde sağlanan haklar, kan dökmeye yeniden başlayan PKK'yı, Kürt kimliği konusunda radikal düşünceler taşıyan çevrelerin bile gözünden düşürmüştür.
Kararlılığı görelim
Güneydoğu'daki vatandaşların menfaati de barış ve huzurdadır, barış ortamının vaat ettiği hedeflerdedir.
Askeri mücadelenin kazanılacağı kesindir. İstenen, en kısa sürede kazanılmasıdır.
Bu da kararlılığın sözde kalmayıp icraata yansıtılmasına bağlıdır. Mesela...
Katillerin yeni saldırı silâhı mayınlardır. Aylardan beri askerler Güneydoğu'daki kritik yolların asfalt yapılmasını istiyorlar. Çünkü toprak yollarda fark edilmeyen mayınlar, asfaltta derhal dikkati çekiyor.
"Askeri mücadeleye kararlılıkla devam edeceğiz" demek, zayiatı ne pahasına olursa olsun önemsememek değildir.
Başbakan, terörle mücadeleye, bu mücadeleyi yürüten güçlerin ihtiyaçlarını karşılamaya daha çok zaman ayırmalıdır.
Teröre karşı tek başına
Amerika, hür dünyanın liderliğini yaptığı dönemlerin anılarına leke sürüyor, o misyonuna ihanet ediyor
Haberin Devamı

