PKK adlı melunlar sürüsü, on üç vatan evlâdını şehit etti. Halkın kayıplardan duyduğu elem ve alçaklar güruhuna karşı yüreğinden yükselen nefret duygusu dün birbirine karışarak bütün yurdu kapladı.
Bu duygu dün Başbakan Erdoğan'ın konuşmalarına da yansıdı. Başbakan şunlan söyledi:
"Biz şu ana kadar işin üstüne hep sabırla gittik. Hep demokratik çizgide bu işi halledelim istedik. Bunun arzusu içinde olduk. Ancak bu gece sekiz yavrumuz şehit oldu. Bitlis'te de beş yavrumuzu şehit etmişlerdir.
Bunlar artık çekilir şeyler değil. Yarın (bugün) sabah yapacağımız toplantıyla ve ardından yapacağımız Bakanlar Kurulu toplantısı çok şeylere gebedir."
Bu cinayetler niçin?
Demokratik çizgide yürütülen çözüm çabalarının hiçbir ilerleme sağlamaması belli ki Başbakan'ın derin düş kırıklığıdır. Bu düş kırıklığı kader olarak algılanamaz.
AKP Kürt sorununa yönelik politikalarını şu mantığın üstüne kurmuştur:
Bu coğrafyada Kürtlere insanlık onuruna saygılı bir yaşamı sadece Türkiye sağlıyor. İddianın kanıtı ve politik ifadesi demokrasidir. Ve demokratik haklar da AB'ye üyelik müzakereleri paralelinde gelişiyor.
Tarihi bir gerçek şu: Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin varlık nedeninde başkalarını zaptetme amacı yoktur. Dolayısıyla bin yıllık bir alaşımın potası olan bu uluslaşmış topluma nifak sokanlar, insan haysiyetine, adalete, dürüstlüğe karşı da en ağır suçu işliyorlar.
Irkçılık temelinde bölücü siyaset yapanlar da artık gözlerini açmalı, hiçbir haklı talebe dayanmayan bu alçakça saldırılara cüret kazandırmamalıdır.
Milletin sabrı taştı...
Başbakan'ın dünkü konuşması, askeri tedbirlere ağırlık kazandıracaklarının işaretlerini vermiştir.
Gerçekten de hem iç, hem dış şartlar, PKK'ya karşı sert önlemler alınmasını dayatıyor. Toplumun büyük kesimi, iktidarın terör karşısındaki tutumunu pısırıkça bulmakta, bu hoşnutsuzluk dalga dalga Ankara'ya yansımaktadır. Seçimin ufukta gözükmüş olması aktif bir mücadele döneminin başlatılması için iktidarı zorluyor.
Biz şehit cenazeleri ardından ağlarken israil'in kaçırılan bir onbaşısı için Ortadoğu'yu ateşe vermesi, sağduyu ne kadar itiraz etse de Türk halkının gönlünde kıskançlık ve hayranlık uyandırmaktadır.
Bugünkü Bakanlar Kurulu toplantısı Başbakan'ın dediği gibi nelere gebedir, bilmiyoruz. Ama millet, şehitlerin öcü alınsın ve yeni şehitler verilmesin istiyor artık.
Umarız bugün Doğu'daki terörle mücadele gücünün artırılması ve Kuzey Irak'taki ihanet kamplarının dağıtılması amaçlı operasyonlar için Amerika'nın ikna edilmesi yolunda bir karar çıkar.
Washington da "tavşana kaç, tazıya tut" politikasını sürdürdüğü takdirde Türk halkını tümüyle kaybedeceğini bilmelidir.
Teröre karşı savaş!
PKK adlı melunlar sürüsü, on üç vatan evlâdını şehit etti. Halkın kayıplardan duyduğu elem ve alçaklar güruhuna karşı yüreğinden yükselen nefret duygusu dün birbirine karışarak bütün yurdu kapladı
Haberin Devamı

