Son terör saldırıları, Türkiye'nin niçin hedef seçildiğini Batı dünyasının anlamasına galiba yardımcı oldu.
Batılı liderlerin AB'ye üyelik sürecimizi hızlandırmaya yönelik çağrıları medyanın haberlerine yansıyor ve etkili sütunları yazan yorumcular tarafından paylaşılıyor.
Bunlar, merhamet duygusunun gelip geçici esintileri değildir.
Batı medyasında etkili bir çoğunluk, Türkiye kalesi yıkıldığı takdirde radikal dinci terörden daha büyük zararlar göreceklerini farketmişlerdir.
İngiliz The Times gazetesi dün "Avrupa şimdi değilse ne zaman Türkiye'nin yanında olacak?" diye sordu. Daily Telegraph ise Türkiye için "Avrupa'nın kurban edilmiş adamı" benzetmesi yaptı.
Gerçekten de AB üyeliğimize karşı olanların açık veya gizli öne sürdükleri itiraz, Türk halkının Müslüman olmasıdır.
Oysa dinler çatışmasını körükleyen radikal islamcı terör bu halkın birliğini, güvenliğini, yaşam biçimini, nefretle çıldırmış bir saldırının hedefi yapmıştır.
Dünya barışını ve Batı toplumlarının güvenliğini bir kıyamet senaryosu içinde mahvedecek şeytani amaca karşı koruyacak ve islâm dünyasını ikna edecek tek umut, Türkiye'nin İslâmla demokrasiyi birlikte yaşatabilen modelini başarıya ulaştırmaktır.
Genel ifadelerle olmaz
Daily Telegraph "Hedef aslında Türklerdi. Çünkü Batıyı seçtiler ve radikalleri dışladılar. Avrupa Türkiye'yi dışlarsa radikal islamcılara yem olur, asıl tehdit o zaman oluşur" diyor.
Bu bilincin yayılması, Türk halkının canına, özgürlüklerine ve geleceğine kasteden cinayet organizasyonuna yenilgi duygusu verecektir. Belki nefretleri ve melanetleri artacaktır.
Ama bu halka boyun eğdiremezler.
Toplum ve devlet, güvenlik güçleri, acı tecrübelerden aldığı dersle kendini daha etkili biçimde savunmayı bilecektir.
Başbakan dün şehit polislerimizin cenaze töreninde "Nereden gelirse gelsin, hangi inanç, hangi düşünce grubundan olursa olsun biz terörün her türlüsünü lanetliyoruz" dedi.
Çizgiyi çekmek lâzım
Başbakan Erdoğan terörün nereden geldiğini bilmiyor mu?
Niçin adını koymaktan çekiniyor?
El Kaide ve maşaları Türkiye'ye saldırıp masum insanları öldürdü, yaraladı. Bunların büyük çoğunluğu Müslümandı.
Müslümanları bir din savaşının tarafı yapmak isteyen dinden ve akıldan çıkmış bu barbarların İslama en büyük ihanet suçunu işlediklerini, güçlü ifadelerle ve inandırıcı olarak Recep Tayyip Erdoğan söyleyebilir.
Konumu, siyasal ve ideolojik kökleri bu misyonu ona bir tercih olarak önermiyor, borç olarak yüklüyor.
Siyasi düşüncesi ve dini inancı ile söyleyecekleri Müslümanları rencide etmez.
Tersine İslâmı barış, bağışlama, sevgi ve merhamet dini olarak kalplerinde taşıyan insanlara dayanma gücü, huzur ve gurur verir.
İslâmla radikal dinci terörün arasındaki çizgiyi biz çekmezsek kim çekecek?
Terör ihanettir
Son terör saldırıları, Türkiye'nin niçin hedef seçildiğini Batı dünyasının anlamasına galiba yardımcı oldu
Haberin Devamı

