Temizlik zamanı

Haberin Devamı

Dün gece geçtiğimiz kapının, barışa ve adalete kavuşmuş bir ülkeye açılmış olmasını diliyoruz.

Takvimler mucizevi değişikliklerin gücüne sahip değildir.

Ama insan fikrini değiştirebilen tek yaratık olduğu için öteki canlılardan üstündür.

Ve insanların köklü tutum değişikliklerini unutulmayacak günlere rast getirmekten hoşlandığı da bilinen bir alışkanlıktır.

Başbakan’ın siyaseti kutuplaştıran ve muhalif sesleri korkutarak susturan siyaset üslubu, uzun zamandan beri yaygınlaşan eleştirilere hedef oluyordu.

Siyasetçiler içeriden gelen şikâyet ve eleştirileri sadece azarlamak, daha ileri gidenleri cezalandırmak suretiyle karşılar.

Dışarıdan gelen değerlendirmelerin dikkate alınması ihtimali daha yüksektir.

Zehirli bir şüphe

New York Times internet sitesi ve gazetenin küresel yayını olan International Herald Tribune tarafından yayınlanan bir Türkiye makalesi, “tam zamanına denk gelen bir dost uyarısı” sıfatını hak ediyor.

Gazeteci yazar David Rohde dikkate değer bir tespit yapmış:

“Türkiye, Orta Doğu’ya liderlik yapmak yerine Başbakan Erdoğan yeni bir hoşgörüsüzlük standardı tesis ediyor!”

Liderlik, iyi örnek yaratma şartına bağlı bir roldür.

Yazara göre Türkiye, dünya sahnesinde eşsiz ve kıskanılacak bir konum kazandığı hâlde bu avantajını hoşgörüsüzlüğe kurban etmektedir.

On binden çok Kürt’ün tutuklu olduğunu, tutuklu gazeteci sayısı olarak Türkiye’nin birinci sırada yer aldığını, Başbakan’ın TV dizilerine müdahale edip yapımcılarını tehdit ettiğini hatırlattıktan sonra rahatsız edici bir şüphe açıklıyor:

“Türkiye sanki yanlış yöne gidiyor!”

Başbakan Erdoğan’a bağlı sakıncalı tabloyu Amerikalı yazar yine de “ümitsiz vaka” olarak nitelemiyor.

Başbakan şüphelensin

Çare Erdoğan’ın tonunu ve taktiklerini sürdürmekte inat etmemesi ve sosyal konularda “nifak tohumları atmak” yerine Kürt sorununu çözme vaadine yoğunlaşmasıdır.

Eleştirel tespitler, ODTÜ olayını izleyen polemiklerle örtüşüyor.

Çünkü Başbakan öğrencilerin molotofkokteyli, taş ve sapanla demir bilyeler atarak polise saldırdığını günlerce tekrarladı.

Öğrencilere molotofkokteyli yapmayı öğrettikleri gerekçesiyle yine günlerce hocaları “yazıklar olsun” diye kınadığını dinledik.

Bu iddialarn hiçbiri doğrulanmadı, kanıtlanmadı.

Tersine yöneticiler ve birçok siyasetçi iddiaların iftira olduğunu, bir tek molotof-kokteyli bile atılmadığını öne sürdüler.

Olaylarda bir polisin dahi yaralanmamış olması, Başbakan’ın yanıltıldığı şüphelerini akla getiriyor.

Başbakan kendisini besleyen haber kaynaklarının niyetini ve yeteneğini merak etmelidir.

Yeni yıl bunun için iyi bir bahane...

DİĞER YENİ YAZILAR