Bize en değerli müjde herhalde yolsuzlukla mücadelede birinci lige yükseldiğimiz haberi olurdu.
Ama o mutluluğun çok uzağındayız.
Uluslararası Saydamlık Örgütü'nün 2005 yolsuzluk raporu Türkiye adına küçük bir aşama kaydediyor ama bu iyileşme kirli ülkeler içinde yaşadığımız gerçeğini değişmiyor.
İzlanda'nın 9,7 puanla birinci olduğu listede biz 3,5 olan notumuzla Gana, Meksika, Panama ve Peru ile birlikte 65'inci sıradayız.
AKP birçok alanda basan elde etmiştir ama "yolsuzluk ve yoksullukla mücadele" konusunda mesafe alamamıştır.
Saydamlık Örgütü Başkanı Peter Eigen yolsuzluğun yoksulluğu beslediğini söylerken haklıdır. Çünkü rüşvet, adı konmamış ağır bir vergidir.
Raporu Türkiye'de açıklayan Toplumsal Saydamlık Derneği'nin Başkanı Erciş Kurtuluş dün görüntüdeki iyileşmenin algılama olduğunu, ülkemizde rüşvet ve yolsuzluğun azalmadığını söylüyordu.
Siyasetçileri yargı denetimini kabul etmeyen bir ülke temiz olamaz.
Mahkemeden kaçırılan milletvekillerinin sayısı her gün çoğalıyor. Meclisteki dokunulmazlık dosyaları 213 e ulaşmıştır. Bu dosyalar durdukça ve saydamlığın ırzına geçen geceyarısı buluşmaları ile iş bağlama alışkanlıktan sürdükçe, örnek özelleştirme ihalelerinin getireceği prestij sınırlı kalacaktır.
Yüz kızartıcı suçlar dokunulmazlık kapsamından çıkarılmalıdır.
AKP "milletvekillerinin dokunulmazlığı kamu görevlilerinin durumuyla birlikte değerlendirilmelidir" diye kafa karıştırıyor.
Demek isteniyor ki.. "Yolsuzlukla mücadelede etkili olmak için memurların dokunulmazlığı da aynı anda kaldırılmalı."
Yalan, siyasetin ayıplar listesinden çıktı mı?
Türkiye'de yalnız milletvekillerinin yargılanma engeli vardır. Bürokratların yoktur.
Prosedürü tamamlanmadan gerçekleşmiş bir uç örnek de olsa Rektör Yücel Aşkın'ın Van'da tutuklanması, iktidar için bir "suçüstü durumu" yaratmıştır.
Merak ediyorum, acaba çocuklarına nasıl açıklıyorlar bu durumu!
Harika bir fırsat
Özel okullar düzenini kökten değiştirecek olan kanun tasarısı heyecan verici bir geleceğe işaret ediyor.
Çocuğunu özel okulda okutmak isteyen veliye devlet kredi verecek, okul paralan gelir vergisinden düşülecek, özel okullarda ücretsiz eğitim gören çocukların sayısı yüzde elli artacak, kamudan aldıkları hizmetler için özel okullar indirimli tarifelerle korunacak..
Ve daha birçok yenilik.
Bu reform, eğitimi yaygınlaştıracaktır. Devletin yükünü özel okullarla paylaşması, eğitim alanında kalite üreten bir rekabetin yolunu açacaktır.
AB yolunda Türkiye'ye en hız kazandıracak reform bizce eğitim alanında olacaktır.
Partiler, bu fırsatı ideolojik saplantılarına feda etmemeli.
Ve devlet katkısı konusunda cömert davranarak yasayı hızla geçirmeli.
Temizliğin şartı
Bize en değerli müjde herhalde yolsuzlukla mücadelede birinci lige yükseldiğimiz haberi olurdu
Haberin Devamı

