Temizlemez!

Adalet Bakanı Çiçek, temiz siyaset hayalleri üstündeki külleri silkeleyen bir haber verdi dün. Siyasetin finansmanı, mal varlığı ve siyasi etik konularında hazırlanan yasa taslaklarını kamuoyunun tartışmasına açtıklarını belirtirken bu yasaları 2007 seçimlerine yetiştirmek istediklerini söyledi

Haberin Devamı

Adalet Bakanı Çiçek, temiz siyaset hayalleri üstündeki külleri silkeleyen bir haber verdi dün.

Siyasetin finansmanı, mal varlığı ve siyasi etik konularında hazırlanan yasa taslaklarını kamuoyunun tartışmasına açtıklarını belirtirken bu yasaları 2007 seçimlerine yetiştirmek istediklerini söyledi.

Yasa taslağı mal bildirimindeki gizlilik ilkesini kaldırarak şeffaflık getiriyor.

Siyasetin finansmanını da dürüstlük, açıklık ve rekabette adalet esaslarına uygun bir disipline sokuyor.

Meselâ adaylar ve partilerin "seçim hesabı" olacak, gelirler ve harcamalar buraya kaydedilecek ve seçim kurulları tarafından denetlenecek.

Adayların seçim harcamaları, kayıtlı seçmen başına en çok 5 YTL hesabıyla sınırlanacak.

Taslak adaylara destek için bankada açılmış "seçim hesabı" na bağış yapılabilmesini öngörüyor. Ama bizce bu bağışa da mutlaka sınır konulmalıdır. Neden?

Kirlenerek güçlenenler
Adalet Bakanı'nın da dediği gibi seçimlere girilirken birçok kişiden bağış alınır. Yardımları yapanlar, parti iktidara gelince teşekkür borcunun ödenmesini beklerler.

İktidar partisi de bu borcu ihale veya başka kayırma yolları ile öder.

Kimin hangi partiye bağışta bulunduğunun bilinmesi iyi bir tedbirdir ama maddi destek sınırlandırılmazsa kirlenme hiçbir zaman önlenemeyecektir.

Partiler, sivil toplum kuruluşları ve üniversiteler Cemil Çiçek'in çağrısına uyarak bu soruna zaman ayırmalı, emek vermelidir.

Temiz Eller ekibi savcılarından Piercamillo Davigo İtalya'daki sorunu şöyle tanımlamıştı:

"Bizde önseçim yok, listeleri lider yapıyor. Listeleri denetlemek için güçlü olmanız gerekiyor. Ne kadar paranız varsa partide o kadar güçlü oluyorsunuz. Ne kadar güçlüyseniz o kadar mevki sahibi oluyorsunuz. Ne kadar mevki sahibiyseniz o kadar yolsuzluk yapıyorsunuz. Ne kadar yolsuzluk yaparsanız o kadar güçlü oluyorsunuz. Böyle bir kısır döngü yaratıyor sistem."

Eksik tedbir yutturması
Türkiye'nin hastalığı da tıpatıp aynı. Kirlenme namussuzlara güç kazandırıyor. Namuslular namussuzların rekabetine dayanamadığı için siyasette tutunamıyor.

O nedenle Adalet Bakanı Çiçek ve AKP yöneticilerinin tartışmaya açtıkları yasa taslaklarının, siyasette özlediğimiz dürüstlüğü garanti edemeyeceğini bilerek hareket etmek zorundayız.

Ne suç işlerlerse işlesinler mahkemelerden azat edilmiş milletvekillerinin yaşadığı bir ülkede temiz siyaset ve temiz toplum sadece hayallerde kalır, asla gerçekleşemez.

İşledikleri suçun hesabını verme korkusu olmayan siyasetçilere siz istediğiniz kadar etik kural koyun; fark etmez!

Milletvekili dokunulmazlığını siyasi faaliyete daraltan tedbiri içermediği sürece hiçbir projeyi reform sayamayız.

Eksiği tamamlanmazsa bu teşebbüs de atraksiyon düzeyinde kalacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR