Telâşa hiç gerek yok

Genelkurmay’ın Dışişleri Bakanı’na gönderdiği Kıbrıs mektubu asker paranoyasına yine tavan yaptıracak!

Haberin Devamı

Genelkurmay’ın Dışişleri Bakanı’na gönderdiği Kıbrıs mektubu asker paranoyasına yine tavan yaptıracak!

“AB Türkiye’den ordu üzerinde sivil denetim sağlamasını isterken asker bu isteklere inat meydan okuyor” diyen sesleri içte ve dışta duyabiliriz.

Ama artık bu komplekse yaşama şansı tanımamak lâzım.

Silâhlı Kuvvetler’in sık sık demokrasiye bağlılığını ifade etmeye mecbur bırakılmasını hem bu kuruma haksızlık hem de Türk demokrasisine hakaret saymalıyız.

Devlet politikalarını iktidarlar uygular ama oluşumuna başka kurumlar da katkıda bulunur. Kasım ayı başında Türkiye’nin AB yolunu tıkayan Kıbrıs sorununa çözüm öneren Fin planı ortaya atıldığında Türk Dışişleri’nin de alternatif öneriler hazırladığı haberleri yayılmıştı.

Dedikodulara dayanarak MGK olağanüstü toplantıya çağırılmayacağına göre gerekli gördüğü tavsiye ve uyarıları Genelkurmay elbette yazı ile iktidara iletecekti.

Yapılan da budur.

Kaldı ki pek çok çevrede olduğu gibi askerde de iktidarın çeşitli devlet politika ve stratejilerinden habersiz bulunduğuna ve “kolay ikna edilebildiği”ne dair şüpheler vardır.

Genelkurmay da zaten yeni bir politika önermemiş, sadece adım atmadan önce “AB’nin KKTC’ye yönelik vaatlerini yerine getirmesinin gerekliliği”ni hatırlatmıştır.

Nitekim iktidar Brüksel’in baskılarına MGK’nın o kararına dayanarak direnmiş AB’ye “Limanları açmamızı istiyorsanız, siz de KKTC’ye yönelik kısıtlamaları kaldırma sözünüzü yerine getirin” demiştir.

Nihai kararı hükümet veriyor olsa da, askerî önemi olan ulusal bir davada Silâhlı Kuvvetler elbette görüşünü usulü içinde açıklayacaktır.

Ulusal menfaatleri demokratik görünmeme kompleksine feda eden bir orduyu kimse istemez!

Gözleri açılıyor
Papa’nın Türkiye’yi ziyaretinin uyandırdığı umutlar gün günden büyüyor.

İslâm dünyasının önemli fetva merkezi El Ezher Üniversitesi, bu ziyareti iki büyük din arasında kaybolan barışı yeniden yaratma şansı olarak selâmladı. Dinler Arası Diyalog Komitesi Başkanı Ali Samman “Eğer kavga ettiğiniz adam kapınızı çalıyorsa anlaşmazlıklarınızı unutmak zorundasınız” dedi.

Şu tesbiti de Türkiye hesabına altın değerindedir:

“Papa ziyareti vesilesiyle Türkiye de AB’ye girmeye ne kadar uygun bir aday olduğunu kanıtlamıştır.”

Görüldüğü gibi Türkiye’nin AB üyeliğini İslâm toplumları, kendileri için de bir umut kapısı olarak görüp desteklemeye başladılar.

Aynı gerçeği Batı’da da görenler var. İngiliz Guardian gazetesi dün AB’den olumsuz bir karar çıkması halinde Avrupa’nın Müslümanlara hoşgörüsüz bir kıta olacağını, Türkiye’nin de Batılılaşmaktan vazgeçebileceğini yazdı.

Medeniyetler uzlaşmasının, Türkiye’nin AB üyeliğinden geçtiği her gün daha iyi görülüyor.

DİĞER YENİ YAZILAR