Teknik bir hata!

Yine enkaz kaldırıyoruz.. Yine mucize eseri kurtulanların öykülerini TV'lerden izleyip teselli arıyoruz

Haberin Devamı

Yine enkaz kaldırıyoruz.. Yine mucize eseri kurtulanların öykülerini TV'lerden izleyip teselli arıyoruz.

Ders çıkarmasını bilenler için acı, felâketlerin sunduğu ilâçtır. Ama ne yazık ki bu tatsız ilâçlar bile işe yaramıyor, bizi değiştiremiyor. Bir zamanlar safarilerde avlanmak serbestti.. Avcı, dürbünlü tüfeği ile sürüdeki bir ceylânı nişanlar, tetiği çeker, kurban merminin şoku ile sıçrayıp yere düştüğünde etrafındakiler kaçışırdı. Birkaç saniye sonra hayatta kalanlar hiçbir şey olmamış gibi o boşluğu doldururdu.

Bizim alışkanlıklarımız da öyle.. Unutma ve gaflete dönme süremiz biraz daha uzun, o kadar.

Şimdi birkaç gün bağınp çağıracak, linç etme ihtiyacı içinde sorumlu arayacak, enkazı kaldırdıktan sonra her şeyi unutacağız.

Yazık değil mi?. Demokrasinin kriterlerini bile AB'den alan bu ülke, başına yıkılmayacak evlere halkını kavuşturmak için AB üyeliğini mi bekleyecek?

Konya'da dört yaşına yeni girmiş 11 katlı bir apartman durduk yerde çöktü. Katları iskambil kâğıdı gibi üst üste yığılan binanın enkazından 15 ölü, 31 yaralı çıkardılar. Henüz çıkarılamayanların ne durumda oldukları belli değil.

Hırsızlık yıkıyor..
Jeoloji Mühendisleri Odası, zemin etüdü için dün örnekler almış.. Keşke bunu inşaat izni talep edildiğinde yapabilselerdi. TV muhabiri dün Belediye Başkanı'na "Burasının eskiden dere yatağı olduğunu söylüyorlar, öyle mi?" diye sordu. O da "valla bilmiyorum" dedi. Bizim devletin kaydı olmadığı gibi hafızası da yoktur.

Ama su yolunu şaşırmaz, yoluna çıkanı cezalandırır.

Başbakan dün olayı çözdü bile: "Teknik bir hata" dedi.. Mühendislerden önce bunu nasıl başardı?.. Neyse, Suudi Arabistan Hac Bakanı gibi "Takdir-i ilâhi" de diyebilirdi. Değiştiği için "teknik bir hata" dedi. Ama değişimi yeterli değildir. Çünkü Türkiye'nin özlem ve ihtiyaçlan daha hızlı, daha ilkeli, daha güvenli bir yaşamı garanti edecek değişimleri talep ediyor.

Sorumlulardan hesap sorulacakmış.. Bu lâflara karnımız tok. Binaları hırsızlık yıkıyor. Başbakan "Teknik hata" diyerek hırsızları onurlandırmasın. Çağdaş yönetimler, böyle binaları yapanların yakasına insanlar taşınmadan, yıkıntıların altında ezilmeden önce yapışıyor.

Kader seçilebilir
Ya kaderci halkımız?. Önümüzde belediye seçimleri var. Kaçımız o koltuklara parti yerine adam gibi adamlar seçeceğiz? Başbakan Erdoğan dün her ilde "kurtarma birimleri" oluşturacaklarını söyledi. İktidar hâlâ yıkılmayacak binalar vaat edemiyor.

Sadece oturduğunuz apartman çöktüğünde cesedinizin veya bir mucize sonucu ölmediyseniz yaralı bedeninizin daha çabuk çıkarılacağını vaat ediyor.

Gerçekte Konya'daki facia, beklenen büyük depremin bizden talep ettiği silkinişin uyarışıdır. Devletin bu uyarıyı algılamasını önleyen devasa "teknik hata"yı tamir etmek için ne kadar zamanımız kaldı, kimse bilemez.

Siyasetçilerin her sözünü keramet gibi dinleyecek yerde, kötü olmayı göze alıp onları düzeltmek için savaşmak lâzım. Sivil toplum uyumaya devam ettikçe bilimin, hukukun ve disiplinin güvencelerine sahip olamayız. "Teknik hata"larla telef oluruz!

DİĞER YENİ YAZILAR