Tek kişilik siyaset

Haberin Devamı

Türkiye’de siyaset “tek kişilik şov” halini aldı. İktidarı da, muhalefeti de Tayyip Erdoğan oynuyor!

Meselâ hafta sonunda iktidarı denetleyen, eleştiren ne kadar kurum varsa hepsine demediğini bırakmadı.

Mesela “Kimse yasama, yürütme organının üstünde kendini göremez. Kimse ihsası reyde bulunamaz. Yargı makamı ihsası rey makamı değildir” dedi.

Bir rektörün makalesinden haklı görülemeyecek bir darbe çağrısı yorumu çıkararak “Kimsin sen ya; otur oturduğun yerde” diye bağırdı.

Tabii her zamanki gibi siyasi muhalefet ile medyanın eğilmeyen kesimi de hisselerine düşen suçlamaları ve paylamaları fazlasıyla aldı.

İlkler ülkesi...

Oysa kimsenin kendisini meclisin ve hükümetin üstünde gördüğü yok. İstenen sadece yargı kararlarına iktidarın da uymasıdır. Başbakan’ın dediğini bir hukuk devletinde hiç kimse ifadeye cesaret edemez.

İbretli günler yaşıyoruz... “Anayasa’nın değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek bir ilkesini çiğneme yanlışına sakın düşme” diye iktidarı uyardığı için suçlanan ilk Başsavcı herhalde bizimki olmuştur.

Suçladığı kişilerin varlık sebebi Anayasa’yı korumaktır. Görevlerini yapan bu kişileri oylarını açık ettikleri bahanesiyle eleştiren ilk başbakan da bizden çıkmıştır!

Ağzına sağlık!

Erdoğan’ın dün parti grubunda yaptığı konuşma, hafta sonundaki sözlerine cevap yerine geçebilirdi.

Deniz Baykal söylese daha iyi olacak o sözleri Başbakan Erdoğan yine kendisi söyledi.

Yani önceki günkü Erdoğan’a dünkü Erdoğan “ağzının payını” verdi:

“Bu ülkede kimse ama kimse demokrasiyi, hukuku sadece kendine hak olarak görmesin. Kimse demokrasiyi başkalarından esirgeme yoluna gitmesin... Toplumu huzursuz eden her ne sorun varsa demokrasi içinde özgürce, hukuka uygun olarak, gerilimlere yol açmadan tartışılmak, müzakere edilmek zorundadır.”

Bütün dileğim, Başbakan Erdoğan’ın uyarılarını Başbakan Erdoğan’ın dikkate almasıdır!

Kendisi Atatürk’ün adını sadece “Türkiye’yi muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkarma” ülküsünü ifade ettiği vecizede anıyor. Dünkü konuşmasında bu hedefi sahiplendiklerini belirtti ama o konuda da eksikleri olduğunu söylemek zorundayım:

Atatürk’ün gösterdiği hedefe yürümek iyidir fakat onun önerdiği yoldan çıkarsanız çağdaş uygarlık düzeyine varamaz, karanlık bataklara saplanırsınız!

Önceki gece Çankaya’da yapılan resmi kabulde Başbakan, iki devlet başkanının eşlerinin ellerini sıkmadı.

Türkiye’de eğitim hayatı en uzun huzur dönemini türban yasağı uygulandığı dönemde yaşadı.

Başbakan Türkiye’yi kadın eli sıkmayarak ve kabuk tutan türban yarasını kaşıyarak mı muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracak!

DİĞER YENİ YAZILAR