O efsaneleşmiş İngiliz istihbaratçılığı olmasaydı, insanlık belki dün ikinci bir 11 Eylül yaşayacaktı.
İngiliz polisi, el bagajlarına saklanan patlayıcılarla çok sayıda uçağın eş zamanlı olarak havada patlatılmasını hedef alan şeytani planı açığa çıkararak büyük bir felaketi önledi.
Amerikan İç Güvenlik Bakanı Chertoff ve FBI Başkanı Mueller, saldırı planının El Kaide'nin izlerini taşıdığını belirtirken, Londra Polisi Terörle Mücadele Birimi Şefi Peter Clarke, operasyonun başarısını aylardan beri sürdürülen çalışmalara borçlu olduklarını söyledi.
Teröristler patlayıcının hammaddelerini ayrı ayrı havalimanına getirmişlerdi. Komplo açığa çıkarılmasaydı Amerika'ya uçan üç havayolu şirketine ait 10 uçak havada patlatılacaktı.
Dünyamızı böyle bir felâketten koruyan sebepler her neyse, bunlar için Allah'a şükretmeliyiz.
Dine karşı ihanet
Sivil ve masum insanları en vahşi askeri eylemlerin hedefi yapmak hiçbir şekilde haklı görülemez. Ama ne yazık ki bu ahlaki kabul sürekli olarak çiğneniyor.
Bir yanda dünyayı inanan ve inanmayanlar arasında süren bir ölüm-kalım mücadelesinin arenası gören radikal İslamcı örgütler, öbür yanda terörizme karşı savaşı terör yöntemleriyle ve aynı şekilde masum insanlara zarar vererek yürüten devletler...
İnsanlığı hızla yaklaşan medeniyetler savaşının uğursuz girdabından korumak için acaba şansımız hep dünkü gibi yaver gidecek mi?
Kökten dinci örgütler Müslüman yığınların çilelerini ve isyan duygularını örgütieyip yıkıcı bir güç haline dönüştürmekte her gün biraz daha uzmanlaşıyor. İslâmın savaşmayanları kasıtla öldürmeyi yasakladığına dair mesajlar artık işe yaramıyor.
Melanetin tuzağı...
El Kaide gibi örgütlerin amacı Batı toplumları ile bir arada yaşayan ılımlı Müslümanları, dışlanma ve aşağılanmaya hedef hale getirmektir. Terör eylemleri nedeniyle ılımlı Müslümanların Batı toplumları içinde tehdit unsuru olarak görülmesi, El Kaide'nin tuzağına düşmektir.
Ve bu, ölüm tehdidinin yükseldiği anlarda ister istemez oluyor.
Terörün acıması yok. O melânet daha gelişmiş teknolojilerle savunma kalkanlarımızı aşabilir. Canımızı ve onurumuzu korumak için teröre karşı savaşmak yalnız kaderimiz değil ahlâki mecburiyetimizdir artık.
Terör ortamında tarafsızlığa yer yok. Teröre saparak dine ihanet edenlerden en büyük farkımız adalete inanmak ve adaleti savunmak olmalı.
Meselâ Ortadoğu'da adaletli bir barışı terörle mücadele için değil asıl adalet için istemeliyiz.
İnsanlık onuru, dinler ve milliyetler üstü bir değerdir.
Terörü masum insanlardan uzaklaştırmanın belki de tek yolu bu değeri yüceltmektir.
Tek ilâç adalet
O efsaneleşmiş İngiliz istihbaratçılığı olmasaydı, insanlık belki dün ikinci bir 11 Eylül yaşayacaktı.
Haberin Devamı

