Adalet mülkün temeli ise devlet acınacak hâle düşmüş demektir!
“Hukuk devleti” anlayışı yeni insanın beklentilerine cevap veremiyor artık.
O nedenle çağdaş insanın yaşamına “hukukun üstünlüğü” değişimi damgasını vuruyor.
Ergenekon davasında 34 yıl, 8 ay hapse hüküm giyen gazeteci yazar ve milletvekili Mustafa Balbay, ailesiyle birlikte dünkü VATAN’ın konuğu oldu.
Görmüşsünüzdür.
Silivri, insan onuruna dönük kabalığın rakipsiz simgesi olarak anılacak hep.
Çoğu masum, kimileri neyle suçlandığını bilmeden yıllarca Silivri’de yatan asker, siyasetçi ve akademisyen, yaşadıkları onur kırıcı eza ve cefanın bir mucize ile biteceği hayalini besleyerek günlerini geçiriyorlar.
Bu arada Balbay ailesinin hayatında önemli bir değişiklik gerçekleşti. Çünkü Mustafa 4,5 yıldır yattığı hücresinden alınarak Ankara Sincan Cezaevi’ne götürüldü.
Silivri’deki gibi yine tek başına çekiyor cezasını. Tecrit rejimine tabi tutulduğu için bulunduğu yere zindan demenin bir yanlışı yoktur.
Eşi Gülşah Balbay VATAN aracılığıyla bir çağrı yaptı:
“Cezaevinde tek başına olmasına üzülüyoruz. Koğuşuna hiç kimseyi vermediler. Havalandırmaya çıktığında bile tek başına..”
Esaret ve yalnızlık..
Bunlar bir araya geldiğinde toplamını değil çarpımını çektirir insana. O bakımdan Gülşah Balbay’ın çağrısına kulak vermeli, Mustafa Balbay yalnızlığından kurtarılmalıdır.
Kimse tüzük, yönetmelik masalı anlatmaya kalkışmasın.
Otuz bin hayatı söndürmenin günahını taşıyan PKK elebaşısı Öcalan’ı her kim hücrede tek başına yaşamaktan kurtardı ise Balbay’ı da kurtarsın.
Devletin merhametini hak etmek için mutlaka ihanet ve cinayet suçlusu olmak gerekmiyor herhâlde..
ABD’ye dikkat!
Komşularla sıfır sorun, bir siyaset tercihidir.
Ama barış içinde yaşamak bu tercihin varlık sebebidir.
Hatalar sorunsuz komşulukları bitirdi.
Eksilen gücün tekrar kazanılması Amerika sayesinde belki mümkün olacaktı fakat Suriye krizi o şansı da kaybettirdi bize.
Amerika-Rusya dansının arasına girmek ne kazandırır? Dikkat çekici şeyler söylemek mecburiyeti altında yanlış sesler çıkarırsınız.
Davutoğlu, Esad’ın kimyasal silâhlarını imha etmek isterken yeni katliamlara yeşil ışık yakılacağını söyleyince kıyamet koptu.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü “En iyisi askeri harekât düzenlemek değil” dedi.
Diplomatik çevrelerde bir kaygı var:
Bir Amerika kalmıştı; yoksa o da mı gidiyor?
Tek başına..
Haberin Devamı

